Bazen insan, hayatın tam ortasında durur ama nereye gideceğini bilemez. Bazen de hiçbir yere gitmek istemez. Olduğu yerde kalmak güvenli gelir ama aynı zamanda huzursuz edicidir. Bu hâl çoğu zaman zayıflık gibi
Size şunu söylesem bana katılır mısınız: Peşinden deliler gibi koştuğumuz çoğu şeyin aslında tutkunu bile değiliz, yalnızca ardına düşmeye cesaret edemediklerimizden ya da mecburiyetten bize verilenlerden kaçıyoruz. Bunu yaparken de hep bir
Gerçek dediğimiz şey, gerçekten gördüğümüz şey mi?
Bir görüntü, bir haber, bir paylaşım, bir fikir…
Bize gösterilen şey ne kadar gerçek, gerçeğin kendisi ne kadar temsil?
Takip Et