Clarisse and Hector were really trying to relax on their cruise ship. Two weeks to Spain in an all-inclusive transatlantic cruiser, all sponsored by their children. They wanted them to “properly act
Saat sabahın sekizi, çevreden dükkan kepenklerinin hareketlenme sesleri çalınıyor kulaklara. Kimseler yok sokaklarda; öyle ki her adımınızda kendi ayak seslerinizi duyabiliyorsunuz. Herkes kendini derin uykunun kollarına bırakmış durumda, hareketlenen kepenklerin önündeki kişiler hariç. Gelin, bir tanesine yakından bakalım. Evin bütün
Küçükken kalabalık akşamlarda yediğim küçük bir dilim pastanın lezzeti beni büyülerdi. O akşamlarda gökyüzüne baktığımda tek hayalim bir gün o pastanın bütününü tek başıma yiyebilmek olurdu. Şimdi o yaştayım, o pastayı kendim
Hastaneler, genelde acının, kederin olduğu yerlerdi. Hayat da vardı içinde, yeni yaşamlara açılan kapılar… Ama onkoloji servisi öyle değildi. Zeynep, kolunda serum, önünde açık ama bir türlü bitiremediği kitabı ve en sevdiği
Bu köşeden yürüyüşlerimin bir yenisinde dahayım. Hava serin, su bildiğin gibi kirli ve derin. Her geldiğimde aklıma gelen bazı cümlelerini de yanıma alarak buradan yürümeye devam ediyorum, hâlâ buradan yürütecek bahaneler çıkıyor
“Fantastik, yalnızca doğal yasaları bilen bir varlığın, görünüşte doğaüstü bir olaya karşı hissettiği tereddüttür.”— Tzvetan Todorov, Introduction à la littérature fantastique. Paris: Éditions du Seuil, 1970. Karşımda mavi örtünün altından başını çıkarmış kayalıklar vardı.
Bazen takvimdeki sayfalar boşa akar, hayat bir gram ileriye gitmezdi. En azından öyle hissederdi. Hayat bir okyanus ise, o içindeki su damlasıydı. Günleri çaresizliğine ağlayarak geçerdi. Mayıs, beş parasız, başarısız, mutsuz biriydi.
Takip Et