Nisan Tekin

Merhaba ben Nisan bazen bir oyunun sahnesinde, bazen yarım kalmış bir romanda yaşıyorum. Yazdıklarım hem ben gibiler hem de benden kaçış. Ciddiye almazsam olmuyor, fazla ciddiye alırsam hiç ben olmuyor

Tekrar Morfolojisi ve Dijital Nevroz

Birinci Bölüm: Bininci Mavi Dehlizi Gözün içinde bir frekans titrer. Odağın dağılır ve odak dağılınca, görme yetisi bir bozulum yaşar. Bilinçaltı, ekran arkasındaki neon bir akıntıya dönüşür. Her an aynıdır. Aynı günün
Mart 12, 2026
tarafından

Donmuş Bir Dehşetin Anatomisi

Bazı sessizlikler, bir binanın temellerinden daha ağırdır. Göğsünüze çöker, nefesinizi keser ve size ait olmayan bir hafızayı zihninize mühürler. Mimaride “form” dediğimiz şey, genellikle bir düzenin, bir güvenin sığınağıdır. Fakat bazı köşeler vardır ki; orada taşın soğukluğu teninize değer ve
Nisan 6, 2026
tarafından

Dijital Mezarlık

Ölümün Dijital Suskunluğu Bir zamanlar ölüm kapıya gelen bir haberciyle, gazetede çıkan küçük bir ilanla ya

Oyunlar Sizi Ne Zaman Terk Etti

Açıkçası biraz dürüst olmak istiyorum. Cebimizde dünyanın en güçlü telefonları, masamızda canavar gibi bilgisayarlar var. Oyunlar artık gerçek hayattan daha gerçekçi görünüyor; karakterlerin ter damlalarını, rüzgarda uçuşan her bir saç telini sayabiliyoruz.

Durmuş Zaman Müzesi

Ruhumuzun enkazında sergilenen ”başarısızlık” korkusu. “Ruhum, hayaletlerin değil, yapılmamış eylemlerin kirli enerjisinin dolaştığı soğuk, sisli bir arazidir.” Betonarme bir şehirde yaşarken, içimde bir yerlerde eski, loş bir Durmuş Zaman Müzesi taşıyorum. Bu,
Kasım 11, 2025