
Emre Demir Kimdir?
- Demir Mühendislik | Yönetim Kurulu Başkanı
- Eskişehir Ticaret Odası | Yönetim Kurulu Üyesi
- TOBB | Türkiye E-Ticaret Meclis Üyesi
“Hayatla aramızda bir adalet olduğuna inanıyorum; basketbol topunu duvara ne kadar sert atarsanız, o kadar güçlü döner.”
Girişimcilik dünyasında teknik bilgi kadar karakterin, dürüstlüğün ve zamanlamanın önemini vurgulayan Demir Mühendislik’in kurucusu Makina Mühendisi Emre Demir ile bir araya geldik. Aile baskısından uzak, kendi hayallerinin peşinde bir ömür geçiren Demir; kariyer yolculuğunu, kriz yönetimini ve başarının “topu duvara fırlatmak” kadar basit ama etkili olan felsefesini bizlerle paylaştı.
1- Bize kendinizi, araştırmalarla bulamayacağımız yönlerinizle tanıtır mısınız?
1977 Eskişehir doğumluyum. Çocukluğum, pek çok yaşıtımın aksine aile baskısı olmadan ama güçlü bir hedefle geçti. O dönemde aileler çocuklarının doktor ya da mühendis olmasını isterdi; benim şansım bu isteğin benim tutkumla birleşmesiydi. Küçük bir çocukken babamın eşyalarını söküp takan, o mekanizmanın ruhunu anlamaya çalışan biriydim. Bu merak beni Bursa Uludağ Üniversitesi Makina Mühendisliği’ne götürdü.
Ancak beni ben yapan sadece diplomam değil, üniversite yıllarında aileden uzak kalmanın getirdiği “kendi ayakları üzerinde durma” mücadelesidir. İnsanın zorlukla tek başına mücadele etmesinin, kendini tanıması için en iyi yol olduğuna inanıyorum.
2- İşinizle ilgili fikir nasıl ortaya çıktı ve ilk tepkiniz ne oldu?
Üniversitede ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemleri üzerine uzmanlaşırken, arkadaşlarım kurumsal firmalarda kariyer hayal ederken ben kendi işimi kurmayı planlıyordum. Mezuniyet sonrası stratejim netti: İşi mutfağında öğren, askerliğini yap ve kendi markanı kur. Bu fikre tepkim hep rasyonel bir hazırlık süreci oldu; hayalperest değil, planlı bir aksiyondu.
3- Hangi yönünüz işinizde olumlu anlamda en büyük etkiyi yarattı?
Kesinlikle dürüstlük ve teknik detaylara hakim olma tutkum. İlk iş başvurumda işverene dürüstçe, “Burada sadece işi öğrenene ve askerlik vaktim gelene kadar çalışacağım” dedim. Normalde bu bir risk olarak görülür ama benim dürüstlüğüm onları etkiledi. Kısa süreli menfaatler için yalan söylemenin sadece geçici başarılar getireceğine inanırım. Bu açıklığım, bana en kapalı kapıları bile açtı.
4- Çevrenizden ne gibi tepkiler aldınız? Olumlu ve olumsuz yanları nelerdi?
Başlangıçta çok fazla olumsuz tepki aldım. Kendi işini kurmak isteyen birinin, neden daha yüksek maaşlı teklifleri reddedip gelişim aşamasındaki düşük maaşlı bir firmaya girdiğini kimse anlamadı. İnsanlar şaşkınlıkla karşıladı ama benim hedefim para değil, işin her detayını öğrenebileceğim bir okuldu. Zaman beni haklı çıkardı.
5- Fikrinizi hayata geçirirken kaygılandınız mı? Kaygılarınızı nasıl yönetirsiniz?
Tabii ki, çok ciddi kaygılar yaşadım. Demir Mühendislik’i kurduğumda elini taşın altına koymanın verdiği o ağır stres beni bir dönem depresyona sürükledi. Sosyalleşmeyi kestim, kilo verdim. Ancak bir arkadaşımın desteğiyle profesyonel yardım aldım.
Fark ettim ki kaygı, doğru yönetildiğinde bir farkındalık aracına dönüşebiliyor. O günden beri kaygılarımı seanslar ve öz farkındalıkla yönetiyorum.
6- Hangi durumlarda büyük riskler aldınız?
Sıfır sermaye ile yola çıkmak benim en büyük riskimdi. Ofisime aldığım ilk cihaz olan faks makinesini bile krediyle almıştım. Ancak bu risk, benim kararlılığımın bir sınavıydı.
7- Hedeflerinize ilerlerken temel itici gücünüz neydi?
Hayatın adaletine olan inancım. Ben bunu “basketbol topunu duvara fırlatmak” olarak tanımlıyorum. Topu ne kadar büyük bir arzu ve sertlikle fırlatırsanız, hayat size o kadar güçlü bir fırsatla geri döner. Eğer mış gibi yaparsanız, hayat da size fırsat veriyormuş gibi yapar. Benim itici gücüm, o topu her zaman tüm gücümle fırlatmaktı.
8- Kendinizi nasıl motive edersiniz? Genç girişimcilere neler önerirsiniz?
Hatalara ve engellere kızmamayı öğrendim. Beni engellemeye çalışanlara bile teşekkür ediyorum çünkü o deneyimler olmasaydı bugünkü ben olamazdım.
Gençlere en büyük önerim: Ertelemeyin! Yaş ilerledikçe hayal kurma yetisi ve inanç azalabiliyor. Bir şey yapılacaksa, en yüksek enerjinin olduğu gençlik döneminde yapılmalı.
9- Yeni fikirleri nasıl üretirsiniz?
Krizleri fırsata çevirerek. Eski çalıştığım şirkette muhasebeci aniden işten ayrıldığında, akşamları arkadaşımdan öğrendiğim muhasebe programı bilgimle sorumluluğu üstlendim.
Bu, beklenmedik anlarda çözüm üretme yeteneğimi ve dolayısıyla yeni fikir geliştirme kaslarımı geliştirdi.
10- Başarılı bir girişimci olmanın bir formülü var mı?
Dürüstlük + Teknik Hakimiyet + Zamanlama. Bir işin her detayını bilmeden o işte başarılı olamazsınız. Ve ne olursa olsun dürüstlükten vazgeçmeyin; dürüstlük sizi başarıya her zaman daha yakından bağlar.
11- Sizi başarıya taşıyan günlük rutinleriniz nelerdir?
Gün doğmadan uyanmak benim için vazgeçilmezdir. Sabahın bereketine ve insanı beslediğine inanırım. Bazen gece 3’te uyanık olur, işlerimi planlarım. Ayrıca yoğun tempoda mutlaka yürüyüş ve spor yaparak zihnimi taze tutmaya çalışırım.
12- Şimdiki deneyimlerinizle sıfırdan başlasaydınız neyi değiştirmek isterdiniz?
Deneyimlerime sadığım, onları çok değerli buluyorum. Spesifik bir olayı değiştirmek yerine, sadece bu tecrübeli zihinle o güne dönmek isterdim. O zaman dünyaya ve insanlığa çok daha büyük katkılar sağlayabilirdim.
Emre Demir’in hikayesi, sadece bir mühendislik ofisinin kuruluşunu değil, bir karakterin dürüstlük ve azimle nasıl inşa edildiğini gösteriyor.
