1920’li yıllar ve yeni cumhuriyet dönemi, Türk milleti ve yeni Türkiye için sadece askerî ve siyasî bir zafer değil, aynı zamanda parçalanmış ve çok milletli bir imparatorluktan bir ulus devleti meydana getirmeye
Ülkemizde, Avrupa’da görülen tarza uygun, halkın dinlenmesi ve sosyalleşmesi için tasarlanmış modern park kültürü, 19. yüzyılın ortalarında yüzünü Batı’ya dönen Tanzimat Dönemi ile birlikte oluşmaya başlamıştır. Klasik dönem Osmanlı’sında park kültürü yerine mesire alanları veya has bahçeler vardı. Bu alanlar
1828 yılının bir bahar akşamüstü Almanya, Nürnberg sokaklarında sendeleyerek yürüyen ve neredeyse hiç konuşamayan yalnızca belli belirsiz sözler mırıldayan bir genç belirdi. Bu genç, ne nereden geldiğini biliyordu ne de kim olduğunu. Tarihe
“Kitap mı daha iyiydi, yoksa film mi?” Edebiyat ve sinema, aynı hikâyenin iki farklı dilde anlatılması gibidir. Biri sessiz harflerin kağıt üzerindeki dansıyla okurun zihninde fırtınalar koparırken, diğeri ışığın ve gölgenin büyüsüyle
Bu yazı, Terry Eagleton’un 2010 ve 2015 yıllarında üniversiteler üzerine kaleme aldığı iki önemli makalenin günümüzdeki geçerliliğine ve doğruluğuna dikkat çekmek amacıyla yazılmıştır. Söz konusu makalelerde Eagleton, üniversitelerin asıl işlevlerinden saparak statükonun ve modern dünyanın
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Geçmiş Zaman Elbiseleri” hikayesi Türk edebiyatında ve Türk öykücülüğünde oldukça önemli bir konumdadır. Ayrıca hakkında yüzlerce çalışma ve araştırma barındırır. Bu kadar talep görmüş olmasının ardında hikâyenin çok yönlülüğü vardır. İçinde korkuyu, endişeyi,
Takip Et