Dinlediğimiz Müzikler Beynimizi Nasıl Etkiliyor?

tarafından
Kasım 20, 2025
5 dakika okuma süresi

Her gün işe giderken, yolda yürürken, bir şeyler üzerine çalışırken çoğunlukla müzik dinleriz. Dinlediğimiz müziklerin yanı sıra gün içerisinde duyduğumuz her kelime ve ses istemsizce bilinçaltımızı etkiler. Beyin, duyduğu her sesten etkilenen ve bu etkileri kimyasallar ile etkileşime girip kendi yapısını şekillendirebilen bir organdır. Peki, müziğin buradaki yeri nedir? Dinlediğimiz klasik, rock, metal, jazz türü müzikler beynimizi nasıl şekillendiriyor? Hadi bunu detaylıca inceleyelim.

“Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.”

Mustafa Kemal Atatürk

“Müzik; evrene ruh, zihne kanatlar, hayal gücüne uçuş, hüzne zarafet, her şeye hayat verir.”

Aristokles ( Platon )

“Bir ülkenin müziği bozulduğunda ahlakı da bozulur.”

Konfüçyüs

Yazıyı okurken dinlemeniz adına önerilen parça: Pyotr İlyich Tchaikovsky’nin bestelediği Violin Concerto in D Major, Op. 35. 

Yukarıda görseli verilen beyin anatomisi bizim doğduğumuz andan itibaren hayatımız boyunca gördüğümüz, işittiğimiz, dokunduğumuz, düşündüğümüz her şeyin depolama alanıdır. İsmi verilen her bir bölüm, bizim hayatımızda verdiğimiz her kararı şekillendiren ve hayatımızı inşa etme sebeplerimizin var olduğu, var olacağı ve var edeceği alanlardır. Müzik türlerinin yaydığı ses dalgaları ismini verdiğimiz Hz (Hertz), bunu anlamamızda başlıca etkendir. Beynimizin yaydığı hertz dalgaları, boyutlarına yönelik isimlendirilir ve aralıklarına göre sınıflandırılır. En düşük frekansa sahip olan delta dalgaları 0.5-4 Hz aralığında derin uyku hali; theta dalgaları 4-8 Hz aralığında yaratıcılık, hayal kurma; alpha dalgaları 8-12 Hz aralığında rahat odaklanma, uyanıklık; beta dalgaları 13-30 aralığında derin odaklanma, problem çözme, analiz; gamma 30-100 Hz aralığında beyin bölgeleri arasında senkronizasyon, bilinçli farkındalık alanlarında etki eder.

Müzik, beynin belirli bir bölümünde aktif rol almaz. Beynin sağ ve sol lobunda çalışır. Temporal Lob’da sesleri ve melodileri işler. Frontal Lob; ritim, duygu, tempoyu işler. Amigdala ve Hipokampüs anılarla bağ kurmaya yarar; müzik de bunun tetikleyicisi olur, motor korteks ritimle beraber tempo tutma isteğini ortaya çıkarır. Enstrüman çalan bir insanla sadece müzik dinleyen insanların beyin işleyişinde büyük farklar görülmüştür. Çoğu kişide müzik dinlerken beynin sağ tarafı aktif rol alırken, aynı durumda müzisyenler için beyinlerinin hem sağ hem sol lobunun aktif rol aldığı görülmüştür. Bunun sebebi ise beynin sol kısmı müziğin ritmini analiz ederken, sağ kısmı melodiye odaklanma eğilimindedir. Nörobilim, hâlâ üzerine araştırmalar yapılan ve tarihten bu yana hakkında az şey bildiğimiz bir alandır. Beynin çalışma sistemi gizemli bir kutu olmayı sürdürmektedir. 

Müzik Türlerinin Etkisi:

Dinlediğimiz müziklerin türü, yaptığımız işlere odaklanma oranımızı etkilemektedir. Konu hakkında yapılan çalışmalardan biri olan “Mozart Etkisi” adlı araştırma da bunu kanıtlar niteliktedir. Mozart’ın 2 piyano için bestelediği D Majör K.448 numaralı sonatını dinleyen çocuklarda ve sıçanlarda, uzamsal öğrenme ve belleği ölçen test performanslarında kısa süreli artış görülmüş ve bu artış “Mozart Etkisi” olarak kayıtlara geçmiştir. 

İşitme Duyusu Müzik İçin Bir Zorunluluk Mudur?

Peki, müziğin algılanması ve yorumlanabilmesi için işitme duyusu gerekli midir? Bunun cevabı; “Hayır, zorunlu değildir.” Ne kadar kişiye ve kişinin geçmişte yaptığı müziksel aktivitelere bağlı olsa da tarihten günümüze kadar pek çok adını duyduğumuz usta sanatçılar, piyanistler, kemanistler sonradan işitme kaybını yitirse bile müziği yorumlayabilmeye, hatta beste oluşturmaya devam etmişlerdir. Bunun en büyük örneği  Ludwig Van Beethoven’dır. 1801 yılında işitme duyusu üzerine sağlık problemleri yaşamaya başlayan piyanist, 1817 yılında tamamen işitme duyusunu yitirmiştir. Buna rağmen Beethoven, 1823 – 1826 yılları arasında 9. Senfoni, Büyük Füg ( Op.133 ), Missa Solemnis gibi günümüzde hâlâ etkisini sürdüren parçalar bestelemiştir.

Müzikle Tedavi:

Müzik, insanlık için bir keyif aracından çok eski tarihlerden bu yana ölüm ve yaşamı simgelerken, müzik ile yapılan tedavi ve terapi yöntemleri de tarih boyunca kullanılmıştır. Sokrates’in “Müzik ruhun gıdasıdır,” sözü de buna dayanmaktadır. Örnek verecek olursak; tarihteki ilk hekimler olarak bilinen şamanlara; Uygur Türklerinden, Osmanlı-Selçuklu Dönemi’ne uzanan yolculukta sıklıkla rastlıyoruz. Şu da belirtilmelidir ki; tarihte aynı dönemde Avrupa; zihinsel problemi, ruh hastalığı olan kişilere işkence yaparken, Türkler onları bir hasta olarak kabul edip tedavi yollarını aramışlardır. Bu bağlamda Türkler, ruh hastalıkları için müzikle terapide diğer milletlere öncü olmuşlardır. Osmanlı Dönemi’nde ruh sağlığı bozuk olan kişiler için belirli saatlerde Mehterhâne-i Hâkânî çalar, kalan saatlerin çoğunluğunda da suyun akışından çıkan ses dinletilerek ruh sağlığını iyileştirmek hedeflenirdi. Selçuklu Dönemi’nde; Nureddin Hastanesi, Edirne II. Beyazıd Darüşşifası, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası genel tedavi ve ruh hastalıkları için inşa edilmiş yapılardan bir kaçıdır.

Genel olarak baktığımızda müziğin iyileştirici bir gücü olduğunu görüyoruz. Çoğumuz korku filmlerini izlerken “Aynı sahneyi bir de pop müziği ile izlesek aynı etkiyi almayız,” diye düşünmüşüzdür; ki bu çok doğru bir düşünce. Çünkü müzik doğrudan ruh halini ve duygu durumunu etkileyen bir araçtır. Aynı şekilde müzik aracılığı ile yayılan belirli frekanslar da bilinçaltını etkileyebilmektedir. Fakat doğrudan bilinçaltını kontrol eden bir frekans araştırmalar sonucu saptanmamıştır.

Yararlanılan Kaynaklar:

https://dergipark.org.tr/en/pub/cusosbil/issue/4379/60036

https://dergipark.org.tr/en/pub/kefdergi/issue/49104/626647

https://dergipark.org.tr/en/pub/erusosbilder/issue/23748/253005

https://dergipark.org.tr/en/pub/harranziraat/issue/39164/345131

https://www.science.org/doi/full/10.1126/sciadv.adi2525

https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1470211824003191

https://scholar.google.com/scholar?hl=tr&as_sdt=0%2C5&q=ses+dalgalar%C4%B1+m%C3%BCzik+&btnG=#d=gs_qabs&t=1763048860135&u=%23p%3DgMiMkyaKDoUJ

https://dergipark.org.tr/tr/pub/husagbilder/issue/60349/799929

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Bunu Kaçırma!

Yolculuk

Çevrem çok kalabalık. Kimi insanlar bağırıyor,

Renklerin Sesi Olabilir mi?: Sinestezi

Gözümüzle görür, kulaklarımızla duyar, burnumuzla koku