Tahvil Piyasasında Madde-22

tarafından
Mayıs 4, 2026
6 dakika okuma süresi

“Tek bir açmaz vardı… Madde 22.”

Joseph Heller’in klasik romanı Madde-22 (Catch-22) savaşla ilgili çok şey anlatır.
Bir pilot görevden alınmak isterse deli olduğunu kanıtlamalıdır; ama bunu istemesi zaten akıllı olduğunun kanıtıdır. Bu yüzden görevden alınamaz.
Kitapta bu durum şöyle anlatılır:

“Tek bir açmaz vardı, o da Madde 22. Bu madde, insanın gerçek
ve yakın tehlike karşısında kendi güvenliği için endişelenmesinin
zihnin rasyonel bir süreci olduğunu belirtiyordu. Orr deliydi ve
uçuştan men edilebilirdi. Tek yapması gereken uçuştan men
edilmesini talep etmekti; ve bunu yapar yapmaz, deli olmadığı
anlaşılacaktı ve başka görevlerde uçması gerekecekti. Orr’un başka
görevlerde uçması için deli olması gerekirdi, aklı başında olsa
uçmazdı; ama aklı başındaysa uçmak zorundaydı. Uçarsa deli
demekti ve uçmak zorunda değildi; ama uçmak istemiyorsa aklı
başındaydı ve uçmak zorundaydı. Madde 22’deki bu şartın mutlak
basitliği Yossarian ı derinden etkiledi. Saygıyla ıslık çaldı.”

Madde 22 – Joseph Heller

Romanın baş kahramanı Yossarian bu mantığı duyduğunda şunu söyler:


“İyi açmazmış Madde 22 açmazı.”
“Var olan en iyi açmaz,” diye onayladı Doktor Daneeka


23 Mart 2026

ABD-İsrail-İran savaşı son hız devam ederken bazı FinX (X’te finans ile ilişkili hesaplar) hesapları @KobeissiLetter ve @SmindCrypto dikkatimi çeken paylaşımlarda bulundular.

@KobeissiLetter:
Exactly 12 hours after our “warning,” President Trump has INTERVENED:
Yesterday, at 7:35 PM ET, we posted that “oil prices are no longer the biggest threat to markets.”

We said it has become increasingly clear that “bond markets will dictate just how long President Trump can continue increase pressure in the Iran War.”

At 4:30 AM ET today, we noted that bond market is now more “broken” than the energy market situation.
Then, as the 10Y Note Yield hit 4.45% last night, President Trump likely had the same conversation as he did on April 9th, 2025, when he paused tariffs for 90-days.

3 hours later, President Trump postponed all strikes on Iranian power plants for 5 days and said the US and Iran have had “productive” talks to end the war. And, the intervention becomes even more clear.

30 minutes later, Iran denied President Trump’s claims and said Trump is trying to “buy time” by calming markets.

The 10Y Yield briefly collapsed before rebounding back to 4.38% now, a clear attempt by the US to contain the brewing bond market crisis.
The US simply cannot afford the 10Y Yield at 4.50%+.

Keep watching the bond market.

CryptoSmind
@SmindCrypto
·
23 Mar
@KobeissiLetter
adlı kişiye yanıt olarak
Numbers don’t like: catch 22: 4.50%.

The 4.50% is where the domestic emergency is embedded .

The Catch-22 is perfect.

Trump wants to ‘Win’ the war, but the Bond Market is currently ‘Winning’ the President.

Trump vs. The Bond markets:

US borrowing cost is rising to unsustainable levels.

A 4.50% yield on the 10Y is the ‘Red Line’ that Washington actually fears.

By postponing the strikes for 5 days, Trump is attempting a verbal intervention to stop the bleeding in the bond market before it triggers a broader financial contagion.

Iran’s denial of the talks is the ultimate insult — they know he’s not backing down because of diplomacy – Nah.

Trump is backing down because his own borrowing costs are becoming a ‘Catastrophe.’ Unsustainable .

This isn’t theatre; it’s a fiscal reality check.

Satır aralarını okumayan pek çoğu(n)muz için özetle şunu diyorlar:
ABD savaşırken aynı zamanda borçlanmak zorunda;
ama faizler yükseldikçe bu borçlanma çok pahalı hale geliyor.

%4.5 seviyesi, bu maliyetin artık “normal” olmaktan çıktığı yer. Buradan sonra Rubicon geçilir. Bu yüzden piyasalar bu savaşın ne kadara mal olacağını fiyatlamaya çalışıyor ki, ne kadar süreceğini de kestirebilsin; veya tam tersi.

“Faizler düşmek zorunda.”
“Peki düşerse kim tahvil alacak?”
“Almak zorundalar.”
“Zorundalarsa neden daha düşük faizden alsınlar?”

O sıralarda ardı ardına aşağıdaki hadiseler yaşanıyor.

10 yıllık ABD tahvil faizi %4.40’a yaklaşıyor.
Akabinde “Tahvil piyasasına müdahale gelebilir” spekülasyonları yayılıyor.
23 Mart’taki o kritik gece, 10 yıllık ABD tahvil getirisi 4,45%’e dayanmışken Trump İran enerji santrallerine yönelik saldırıları 5 gün erteliyor.
“Barış görüşmeleri başladı” deniyor.
İran kısa süre sonra bu açıklamayı yalanlıyor.
Faiz kısa süreli düşüyor, sonra yeniden yukarı dönüyor.

Savaş da barış da o kadar hızlı gerçekleşiyor ki bu bile aktüel kalmaya yetmiyor. Saatler içinde değişen anlatılar ve aynı hızla yön değiştiren fiyatlar baş döndürücü olabilir. Onları izlerken ceplere sahip çıkmakta ve hatta pantolonun hala üzerimizde olduğundan(!) emin olmakta fayda var.

Neden Tahvil Önemli?

Bunu basitçe düşünelim.
ABD harcama yaptığında çoğu zaman borçlanır. Bunu da diğer devletler gibi tahvil satarak yapar; fakat burada bahsettiğimiz şey sıradan bir tahvil değil.
ABD 10 yıllık tahvili, yani US10Y; küresel finans sisteminin referans noktası.

Tahvil dediğimiz şey aslında şu:
“Ben senden bugün para alıyorum, karşılığında sana ileride faiz ödeyeceğim.”
Alıştığımız, bildiğimiz politika faizine göre tahvil faizinin farkı arz-talep ile oluşmasıdır. Herkes alırsa faizi düşer, satılırsa yükselir. Bir yandan da tahvil dediğimiz senedin kendisi de alınıp satıldığı için, onun değeri de faizine ters biçimde yükselir ve düşer.

Öyleyse sorun ne?

Faizler düşmeli ki borçlanma ucuzlasın ve savaşın ek maliyeti absorbe edilebilsin. Ama faizlerin düşmesi için tahvil alıcısı gerekir. Alıcının gelmesi için getiri cazip olmalı. Yani daha yüksek faiz gerekir.

Bizim çok sevdiğimiz Madde 22 de burada devreye girer. En iyisidir!

Faiz düşerse kimse almak istemez.
Faiz yükselirse almak daha da ertelenir.

Savaşın Operasyonel Maliyeti

Aynı dönemde başka bir maliyet hesabı da var elbette. ABD bölgeye ciddi bir askeri yığınak yapmış durumda.
İki uçak gemisi grubu, yüzlerce uçak, lojistik destek. Bu tür bir yığınak kurulduktan sonra maliyet ikiye ayrılır:

  • Geçmiş maliyet (artık geri alınamaz)
  • Günlük maliyet (her gün yazılmaya devam eder)

Günlük maliyet küçümsenecek gibi değil. Farklı tahminlere göre bu ölçekte bir konuşlanmanın günlük maliyeti on milyonlarca dolar seviyesinde. İlk günlerde mühimmat harcaması çok daha yüksek seyrederken son günlerde ise beklemenin maliyeti çok fazla. ABD’nin yaptığı taksimetre açıkken aracı bekletip camdan taş atmaya benziyor. İçeri girip girmemek ise trilyon dolarlık bir karar.

Zaten bütün bu lojistik faaliyetten sonra, yani taksi kapının önüne çekilip araçtan inildiğinde artık bir eşik geçilmişti. Savaşmamak savaşmaktan çoktan daha pahalı hale gelmişti.

Bunun Ne Farkı Var Peki?


“Clevinger, insanlardan ne istiyorsun?” diye yanıt verdi Dunbar
bitkin bitkin, subay gazinosunun gürültüsünün üzerinden.
“Şaka yapmıyorum,” diye ısrar etti Clevinger.
“Beni öldürmeye çalışıyorlar,” dedi Yossarian ona, sakin sakin.
“Kimse seni öldürmeye çalışmıyor,” diye haykırdı Clevinger.
“O zaman neden bana ateş ediyorlar?” diye sordu Yossarian.
“Herkese ateş ediyorlar,” diye yanıt verdi Clevinger. “Herkesi
öldürmeye çalışıyorlar.”
“Bunun ne farkı var peki?”

Madde 22 – Joseph Heller

Faiz yükseliyor, düşüyor. Haber akışı son hızla sürekli değişiyor (“verimli görüşmeler”, “10 maddelik plan”, “Hürmüz’ü açtık, Hürmüz’ü kapattık”). Peki ne oluyor?

Trump bir yandan “yine bombaları atmak zorunda kalacağız” derken ateşkes haberleri gelebiliyor. İran ise zaman kazandığını ve uzayan maçın lehine işlediğini, en azından rakibin aleyhine işlediğini biliyor. Savaşın yatırımcıları diyebileceğimiz piyasa ise doğal bir açgözlülükle “The bond market remains undefeated” (tahvil piyasası yenilmez) diyor.1

Buradaki çözüm de problemin ta kendisi olduğu için ABD-İran savaşı tam da böyle bir Catch-22’ye dönüştü. Her adım yeni bir catch yaratıyor.
Heller bugün aramızda olsa herhalde bir podcast’e falan konuşurdu: “Ne catch ama, bu Catch-22… En iyisi bu.”

  1. Joseph Brusuelas (Chief Economist of RSM), Market Minute: The Treasury market is signaling stress, 28 Mart 2026.
    ↩︎

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Bunu Kaçırma!

Çağdaş Sanatın Ekonomisi

Yüzeyde parlak ve özgür görünse de

Enayinin Sadakati: CRM Paradigmasına Tersine Bir Bakış

Verginizi ve faturalarınızı zamanında ödediğinizde, abonelik