Her şeyini kaybettiğini sandığın anlar vardır. Hayat tüm gücüyle üzerine gelir, battıkça daha da batarsın. Yürümeye çalıştığın tüm yollar tıkanmış, ışıkların hepsi sönmüştür. Ya yalnızlık ya da uyku, bir çözüm gibi gelir.
Cenazeden eve döndüğümde içimde tuhaf bir his vardı. Bu hissin adını tam koyamamıştım ama muhtemelen hüzün ile doluydum. Ne de olsa çok sevdiğim birini kaybetmiştim. Yine de o anda annemin sözleri aklıma geldi. Metanetli olmam gerektiğini söylemişti. Evet doğru, ne
Günümüzde yeni medya hayatımızın çoğu anını kapsamış durumda. Instagram, TikTok, Twitter ve daha nicesi… Kaydırmaya o kadar alışmışız ki bir şeyleri çabucak tüketmek, zihnimize hızla empoze etmek sanki doğuştan bize yüklenen bir
Gerçek dediğimiz şey, gerçekten gördüğümüz şey mi?
Bir görüntü, bir haber, bir paylaşım, bir fikir…
Bize gösterilen şey ne kadar gerçek, gerçeğin kendisi ne kadar temsil?
Takip Et