Osmanlı Padişahları: Güç ve Adalet Arasında

Ekim 27, 2025
1 dk. okuma
Osmanlı Padişahları Güç ve Adalet Arasında

Osmanlı padişahları gerçekten mutlak güç sahibi miydi, yoksa devletin gelenekleriyle veya kurumlarıyla sınırlandırılmış yöneticiler miydi? Bu sorunun cevabı, Osmanlı tarihine bakış açımızı büyük ölçüde değiştirebilir.

Örneğin, Sultan II. Abdülhamid, Osmanlının bütün borçlarını kapatma karşılığında Filistinden toprak isteyen Teodor Herzl’e verdiği cevap ilgi çekicidir:

“O topraklar benim değil milletimindir, kanla alınan toprak para ile satılmaz.”1

Bir başka örnekte ise, A.L. Castellan adlı Fransız gezgini “Padişahın hükmü, dinden üstün değildir”2 ifadesini kullanmıştır .

Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşanan bir olay da önemlidir.3Fatih Sultan Mehmet, cami inşaatında mimarın kendisine danışmadan kubbenin çökeceği gerekçesiyle bazı bölümleri kestiğini öğrenince, mimarın elini kestirmiştir. Ancak mimar, bu olaydan kısa bir süre sonra padişahı dava etmiş ve Kadı’nın kararıyla Sultan’ın da ellerinin kesilmesine hükmedilmiştir. Nihayetinde mimar, şikâyetini geri çekince bu ceza uygulanmamıştır. Bu olay, padişahın bile hukukun dışında kalamayacağını gösterir.

Vermiş olduğumuz bu örneklere bakıldığında, Osmanlı Padişahlarının diktatörlükten uzak bir siyasi güce sahip olduğu kanısına varmamız mümkündür.

Yine Yavuz Sultan Selim, Safevî’lere sefer düzenlemek için hocalarından fetva istemiştir. Fatih devrinde bir kilisede “Tanrım, bizi Osmanlı’nın adaletine teslim et!” diye dualar edilmiştir. Yıldırım Bayezid savaş esnasında kendi askerlerine “Kim halkın parasından izinsiz bir şey alırsa, elini keserim!” diye ferman vermiştir. Orhan Gazi’nin bir hüküm vermeden önce bir âlime danışmak için ilim mektebinden talebe istemesi de buna başka bir örnektir.

Tüm bu örnekler bize şunu gösteriyor: Osmanlı padişahları mutlak bir diktatör gibi değil, hem dini hem de hukuki sınırlarla çevrili yöneticilerdi. Elbette tarih boyunca farklı olaylar ve tartışmalar vardır, ama bu örnekler onların yönetim tarzının sadece güç değil, sorumluluk da içerdiğini göstermektedir.

  1. (Teodor Herlz Hatıralar S.81 / Kayıhan Osmanoğlu Hatıralar S.153) ↩︎
  2. (1812 ‘de yayınlanan moeurs usages et abrege de leur histoire c.3 s.14-15) ↩︎
  3. (Evliya Çelebi Seyâhatnamesi 1. Cilt) ↩︎

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.