Kayıp Kağıt

Başla

Yazarken kaybolan kağıt, bulduğunda okursun.
Kağıt gibi suskun, lakin gür sesli bir çocuksun.
Zalime karşı durur, masumun hakkını korursun.
Bir gün yolunu şaşırsan da elbet bir yol bulursun.

Artık daha da durgunsun, sakin ve yorgunsun.
Kar taneleri düşüverir saçına, beyazlar içinde girersin yeni yaşına.
Geç bir aynanın başına, sonra bak gözüne ve kaşına!
Gitmese de hoşuna, ne kadar çabalasan da boşuna.

Senden başka hiç kimse bakmaz, yanağındaki gözyaşına…
Tırnağın dahi kırılsa, sanardın ki gelmeyen kalmamış başına.
Önce kabukların soyulur, fark etmeden kağıda hamur olursun.
Mumlar arttıkça durulur, tıpkı baban gibi durursun.

Sen, harlanamayan bir közün, rüzgârı bekleyen özüsün.
Bir gün bulur okursun; ama dinçken değil, şimdi çocuksun.
Yazarken kaybolmuştu bu kağıt, arasan da boşuna.
Koy elini bir taşın altına, bu kağıt dank ediverir kafana.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Bunu Kaçırma!

Tek Yön, Tek Durak

Denize mi yüz çevirdin, nedir sendeki

Masum Bahar

Artık sıcak değildi tenim, tıpkı senin