Sensizliğin Tarifi

tarafından
Mart 6, 2026
1 dk. okuma


Bir bardak, karanlık.

Bir kaşık, yalnızlık.

Bir tutam, sessizlik.

-DİNLE, TARİFİNİ VERİYORUM! -

Nasılmış sensizlik?

Saydamdın, güneşime engel buluttun.

Yağmurdun, kurak topraklarıma bolluktun.

Yüzüne bakamazdım, tenin soğuktu.

Son nefeste, soluyamadığım soluktun.

Soluk almak geliyor içimden,

Tam o anda aklıma geliyorsun.

Bütün hiddetimi dünyadan alıyorum;

Bu cani, bu keşmekeş dünyadan.

Yıldızlara, güneşe, aya;

Seni hatırlatan her türlü yaraya. 

Nefret dolu sözcükler savuruyorum.

Sensizliği, sessizliğe çağırıyorum.

Sessizliğe çekilir, bitkin düşerim.

Sonra, sensizliği; seni düşlerim.

Umudumu yitirdiğimde, tutunduğum dalım;

Yalnızken, sızlayan sol yanım. 

Sensiz, ruhum sıkışır;

Narin bir elbise içinde karanlığa bürünür.

Yutkunur, karanlığı yudumlarım.

O derin sessizliğin içinde, sorular sorarım kendime.

Ses çıkmaz ne ağzımdan ne de ruhumdan.

Defalarca sorduğum sorular;

Her tekrarlandığında, yüreğimi dağlayan sorular.

Senin ardından cevapsız kalır, yerine hatıralar belirir.

Dört bir yanımı hasret sarar, bir köşede kalakalırım.

İşte o anda, sessiz ve aciz kalırım.

Kaçarım sensiz karanlıklardan; ama peşimi bırakmaz,

Hatırlalar dediğim lanet.

Bunu Kaçırma!

Nilüfer

Hep bir serçe konuyor parmağıma,Arada yoklayan

Gamzeli

Gülerken yanaklarında beliren gamze gibisini bulamadım