Her şeyini kaybettiğini sandığın anlar vardır. Hayat tüm gücüyle üzerine gelir, battıkça daha da batarsın. Yürümeye çalıştığın tüm yollar tıkanmış, ışıkların hepsi sönmüştür. Ya yalnızlık ya da uyku, bir çözüm gibi gelir.
Bir zamanlar her şeye yetişmeye çalışıyordum. Her söze cevap vermek, her yanlış anlaşılmayı düzeltmek, herkesin ne düşündüğünü önemsemek, önüme çıkan her meseleyi hemen çözmek… İnsan gençken galiba böyle oluyor. Kendini anlatabileceğini, herkesi ikna edebileceğini ve her problemi aynı gün içinde
1. Boş Bardakta Biriken Sessizlik Barlar… Dışarıdan bakıldığında gürültülü, kalabalık, neşeli mekânlar. Ama içerideki bazıları için bambaşka bir anlam taşır: sessizliğin en yüksek sesle duyulduğu yerler. Bir barda yalnız oturan bir adamın
Doğup büyüdüğüm yerde tüm duygular en üst seviyede yaşanırdı. Çevremde görebileceğim herkesin yaşadığı şey, kısa sürede herkesin kulağına giderdi. Kırgınlıklar, kızgınlıklar, sevinçler… Her şey ulaşılabilir, tek bir kişinin değil, herkesin sorunu olurdu.
1. Hafıza Sandığınız Kadar Basit Değil Hafızamıza çoğu zaman bir arşiv gibi bakarız: yaşadıklarımızı düzenli raflara koyduğumuzu, ihtiyaç duyduğumuzda çekip alabileceğimizi, hiçbir şeyin kaybolmadığını varsayarız. Oysa gerçeklik çok daha kaotiktir. Hafıza bir
1. Geri Dönülmesi Zor Başlangıç Şehirler sadece beton, asfalt ve camdan ibaret değildir. Onlar aynı zamanda ayak seslerinin biriktiği, bakışların çarpıştığı, sessizce ezilen iç çekişlerin yankılandığı devasa hafıza kartlarıdır. Her kaldırım, üzerinden
1. Geceye Mahkûm Ruhlar: Uykusuzluk Bir Hastalık mı, Başkaldırı mı? Bazı insanlar geceyi sever çünkü gece, onları dinler. Gündüzün gürültüsünde boğulan sesleri, gecenin sessizliğinde yankı bulur. Sokak lambalarının soluk ışığında şekillenen gölgeler,
Günümüzde yeni medya hayatımızın çoğu anını kapsamış durumda. Instagram, TikTok, Twitter ve daha nicesi… Kaydırmaya o kadar alışmışız ki bir şeyleri çabucak tüketmek, zihnimize hızla empoze etmek sanki doğuştan bize yüklenen bir
Gerçek dediğimiz şey, gerçekten gördüğümüz şey mi?
Bir görüntü, bir haber, bir paylaşım, bir fikir…
Bize gösterilen şey ne kadar gerçek, gerçeğin kendisi ne kadar temsil?
Takip Et