Hayat çözmesi imkansız, kocaman bir bulmaca. Anonim kaynaklarca hazırlanmış şifreli bir metne benziyor. Anlamak bir yana dursun, bir konsept olduğuna uyanmak bile hayli zaman alabiliyor. Acaba kuralı kaidesi belli, tabiri caizse eli yüzü düzgün bir işleyiş olsa nasıl olurdu?
Yanlış anlaşılmasın. Evrenin sisteminden bahsetmiyorum. O kusursuz şekilde tıkırdıyor. Benim aklımı kurcalayan, yaşama sanatı. Hakkında sayısız insanın kafa yorduğu, teoriler fikirler ürettiği “yaşamak”. Nedir yaşamak, nasıl yapmalı bu işi?
Tabii ki bunun doğru tek bir yolu olmadığı, son derece kişisel bir şey olduğu görüşü son derece makul ve doğal olarak en yaygın olanı. Ama benim takıldığım da burası. Belki de vardır diyorum yolu yordamı, vardır da biz henüz çözememişizdir. Dünyanın ömür çizelgesine bir bakacak olursak, her an her şey mümkün hala.Doğ-büyü-çalış-evlen-çoğal-yaşlan-öl’den çok başka yollar olduğuna inanıyorum. Eminim hatta. Bence biz bir kere yanlış oturttuk insanlık olarak ve sonra geri dönemedik, işlevsel geldi böylesi. Ama hiç de öyle değil aslında.

Korkunç bir israftayız öncelikle. Hayatın temeline koyduğumuz şeylerin birçoğu zamanımızı boş yere tüketiyor. Sonra o kalan sınırlar içinde asıl istek ve ihtiyaçlarımız için çırpınmaya başlıyoruz. En başından yanlış kararlar vermiş olmasak böyle olmazdı. Kendimizi tanır, gerçekleştirmek için gerekenleri yapmaya uğraşırdık. Gelsin o zaman göğe yükselme hissi, efendime söyleyeyim varılsın Nirvana’ya falan. Şaka yapıyorum tabii. Ama çok daha iç huzurlu, refahı yüksek ve zihinsel anlamda sağlıklı toplumlar olacağımız kesin…
Neyse, dönelim başa. İşleyişin taktikleri verilse diyordum. Bir bilen gelip ipuçlarını yığsa, biz de ona göre rota çizsek. Hoş, bu mevzuya inanç felsefesi üzerinden bakıp bazı cevaplara ulaşabiliriz. Birçok din bu soruyu hayatın anlamını da dahil olmak üzere ilahi bir yerden kucaklayıp “kulluk, yaratıcıya itaat, ibadet, inancın tebliği ve imtihan” başlıklarıyla yanıtlıyor çünkü. Ama işte benim insan aklıma yetmiyor. Böyle tek boyutlu olamaz diyorum.
Böyleyse de başka bir tarafı olmalı. Olmasa bu kadar imkan olmazdı. Yaratıcı bu kadar imkan tanıdıysa başka sebepleri, bu sistemlerin başka versiyonları olmalı. Olmalı değil mi? Belki de değildir. Bu düşüncelerime sebep olacak yolları da yapmamam gereken bir şekilde kendim inşa etmiş olamaz mıyım sonuçta, olabilirim. Şimdi yine soruyorum: Acaba kuralı kaidesi belli, tabiri caizse eli yüzü düzgün bir işleyiş olsa nasıl olurdu? Bilemiyorum Altan, bilemiyorum…

