İnsan en huzurlu nerede hisseder? Bu sorunun cevabının herkese göre değiştiğini bilmekle beraber, o cevapların hepsinin buluşabildiği ortak kümelerden birinin de “cozy” ortamlar ve anlar olduğunu düşünüyorum.
Peki nedir bu cozy his? Tanımlamak için en yaygın kullanılan sıfatlar sıcak ve samimi olmasına rağmen, bize kendimizi rahat, huzurlu ve hatta şefkatle sarıp sarmalanmış hissettiren her şeyi öyle adlandırabiliriz aslında. Sonuçta bilimsel bir gerçeklik tartışmıyoruz.
Kimine göre bir evin koltuklarında sevdiklerinle oturup sıcak bir şeyler içmek öyledir, kimine göre bir araba yolculuğunda bağıra çağıra şarkı söylemek. Kimi insan sakinliği sessizliği daha iç ferahlatıcı bulur, kimisi peş peşe gelen yüksek kahkahaları. Yeri gelmişken, cozy hissetmenin en belirgin göstergesidir bence o iç ferahlığı. Herhangi bir pürüz olmadan dingin ve keyifli hissedebilmek, üstüne bir de bunu fark etmek.
Öyle özlüyorum ki o anları. Kafanda dönen bin tane şeyin sessizleşmesi, içten gülebilmek, aldığın nefesin bile değişmesi… Maalesef ki her istediğinde yaşayamıyorsun tabii. Hatta direkt isteğe bağlı bir mekanizma değil bu mevzu. Kendin planlasan ayarlamaya çalışsan falan olmuyor genelde, sipariş üzerine çalışmıyor yani. Hiç beklemediğin zamanlarda, belki ummadığın şartlarda oluveriyor. Hoş, çevrende bu frekansı yakalayabildiğin sabit durumlar ve insanlar varsa başka, ne güzel olur öylesi. Bedavadan terapi.
Bu atmosferi hem yalnız hem de başkalarıyla birlikteyken, sık sık veya en azından hayat koşturmacasında durup güzelce soluklanma hissine doyabileceğimiz ölçüde yaşayabilmek dileğiyle.
