İnsan, var olduğu tarihten bu yana gelişmekte olan bir varlık. Günlük yaşamı kolaylaştırmak için her zaman yeni icatlar yapıyor, durmadan üretiyor. Ancak bir noktadan sonra hayatı kolaylaştırmanın yanı sıra doğasına aykırı olabilecek ürünler de ortaya koymaya başlıyor. Örneğin elektriğin icadı insanlık tarihi için köklü bir değişimi başlatıyor. Bir süre sonra sanayileşme ve yerleşik hayata geçiş ile birlikte modern toplum oluşuyor ve insan; ait olduğu yerden, doğadan fazlasıyla uzaklaşıyor.
Modern dünya, insanın sadece dopamin salgılayarak yaşamasına sebep olan onlarca ürünün hayatımıza girmesini sağladı. Bunlar temelde sosyal medya, kumar, online alışverişten oluşuyor gibi düşünülse de ultra-işlenmiş gıdalar da yüksek oranda dopamin salgılanmasına sebep oluyor ve zamanla beynin ödül merkezini ciddi oranda etkiliyor. 1950'lerden itibaren hayatımıza giren bu gıdalar, beslenmeye harcanan zaman ve maliyeti azaltırken insan sağlığını etkileyerek toplumda görülen kronik ve metabolik hastalıkların sayısında artışa sebep oldu. Hızlı yaşam temposuna uyum sağlamaya çalışan modern insan, bu gıdalara hızlıca adapte oldu. Fast-food kültürü ve işlenmiş gıdaların tüketimi artış gösterdi.
Ultra-İşlenmiş Gıdalar Nelerdir?
İşlenmiş gıdalara örnek olarak gazlı içecekler, paketli atıştırmalıklar gibi ürünler ve salam, sosis gibi işlenmiş etler örnek gösterilebilir. Bu gıdalar üretilirken yüksek aroma ve lezzet, uzun raf ömrü ve düşük maliyet hedeflenmiştir. Rafine karbonhidratlar, ilave yağlar, tuz ve yapay aromaların kombinasyonu; yoğun duyusal uyarım sağlamak ve beyinde güçlü ödül tepkilerini tetiklemek için ayarlanmıştır.
Neden Ultra-İşlenmiş Gıda?
Ultra-işlenmiş gıda, artan nüfusa yetmek ve raf ömrünü uzatmak amacıyla tercih ediliyor; beslenme maliyetlerini düşürmesi de bu tercihi güçlendiriyor. Bu sistem, makineler ile standart reçete ve yoğun kimyasal koruyucu kullanarak yüksek miktarda gıda üretimi hedefliyor.
Ultra-İşlenmiş Gıdaların İnsana Etkisi
Bu gıdalar kısa süreli tokluk ve beraberinde insana zaman kazandırıyormuş gibi görünse de besin değerlerindeki eksiklik ve yoğun işlenmiş gıda içermesi sebebiyle uzun vadede obezite, diyabet gibi kronik sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Toplumun Normali Haline Gelen Aşırı Zararlı Besinler ve Vücuttaki Etkileri
Fast-food günümüz insanının hayatında normal haline gelmiş, asıl normal olan sağlıklı beslenmek ise ekstra çaba gerektiren maliyetli bir işe dönüşmüş durumdadır. Bu sağlıksız gıdalar tüketildiğinde kan şekerini hızla yükselttiği için yüksek enerjiye sebep oluyor. Ancak kısa bir süre sonra kan şekerini hızla düşürdüğünden beraberinde daha çok yemek yeme hissi uyandırıyor. Modern insan, hâlihazırda kolay ulaşılabilir olan bu gıdaları fazla fazla tüketmekten çekinmiyor ve uzun vadede ciddi hastalıklara sebep olmakla beraber yaşam süresini de kısaltabiliyor.

Doğal ve Organik Gıdalar
Doğal gıdalar; katkı koruyucu madde içermeyen, az işlenmiş (pastörize inek sütü vb.) veya hiç işlenmemiş besinlerdir. Üretim ve paketleme sürecinde kimyasal madde kullanımı kesin olarak yasaklanmamıştır; içerisinde koruyucu madde olma ihtimali vardır. Paketlemede ise Türkiye'de ve dünyada "doğal içerik" ibaresi için yasal bir mevzuat bulunmadığı için bu şekilde üretilen besinlerin paketlerinde bu terim rahatça kullanılabilir. Organik gıdalar ise devlet ve bazı bağımsız kuruluşlar tarafından üretiminden paketlenmesine kadar sıkı bir şekilde denetlenir. Tarım ürünlerinde sentetik gübre, kimyasal böcek ilacı gibi ürünlerin kullanımı; organik hayvancılıkta ise büyüme hormonu veya antibiyotik kullanımı tamamen yasaktır. Dolayısıyla "organik" ibaresi, her doğal içerikli ürün için kullanılamaz.
Doğal Gıdalar ve Ultra-İşlenmiş Gıdaların Maliyetleri
Ultra-işlenmiş gıdalar için büyük fabrikalar, üretim tesisleri gerektiğinden maliyetli gibi görünse de kullanılan malzemeler ve kimyasallar ile tek kalemde çok sayıda ürün üretilebildiği için, doğal gıdalara oranla çok daha düşük maliyetlerle üretiliyor. Doğal gıdalar ise insan gücüyle, herhangi bir katkı maddesi kullanılmadan üretiliyor; dolayısıyla tek kalem ürünün üretimi için bile epey emek sarf ediliyor. Günümüzde ise çoğu devlet doğal tarımı desteklemediğinden çiftçiler üretim konusunda oldukça zorluk çekmektedir. Doğal besinlerin üretiminde kullanılan malzemeler, sevkiyat sürecinde oluşan fire oranının fazlalığı çiftçiyi fiyatları yüksek tutmaya zorluyor. Günümüzde en küçük şehirler bile modern yaşama adapte olduğu için insanlar artık hızlı, kolay ulaşılabilir ve ucuz yemekten yana. Doğal gıdalar hem kısıtlı üretim hem de yüksek fiyatları yüzünden modern insan tarafından tercih edilmiyor.
Popüler Diyetler
Sosyal mecralar sayesinde insanlar kendini olmadığı gibi göstermeye başladı ve bu durum her kesimden insanı etkiliyor. İnsanlar kilo verme, fit görünme uğruna estetik operasyonlara başvurduğu kadar diyetlere de başvuruyor. Kısıtlı beslenmeyi istemeyen insanlar ve belli metabolik hastalıklara sahip olan insanlar için çeşitli diyet türleri ortaya çıkıyor. Glutensiz beslenme günümüzde en yaygın diyet türü olsa da uzmanlar gluten hassasiyeti olmayan insanların glutensiz tahıllardan vazgeçmesini doğru bulmuyor; çünkü sağlıklı bir bedenin glutenli tahıllarda bulunan vitamin ve minerallere de ihtiyaç duyduğunu, bunun tamamını glutensiz tahıllardan alamayacağını söylüyor. Bununla birlikte insan sağlığına oldukça zararlı olabilecek diyetler de ortaya atılıyor ve yine sosyal medya sayesinde hızla yayılıyor. Uzun vadede kişiyi sağlığından edebilecek bu diyetler uzmanlar tarafından önerilmiyor fakat bilinçsiz ve sosyal medyanın güzellik algısından fazlasıyla etkilenen insanlar sağlıklarını yitirme uğruna bu tür diyetlere devam edebiliyor.
Kişiye Göre Beslenme
Ultra-işlenmiş gıdalar ve beraberinde getirdikleri modernleşme, birçok hastalığın hayatımıza girmesine sebep oldu. Bunların birçoğu kişinin yeme düzenini etkileyen metabolik hastalıklar ve her birinin kişiye göre değerlendirilip özel bir beslenme düzeni oluşturulması gerekiyor. Birçok insan kötü beslenme yüzünden kronik ağrı ve halsizlik yaşayabiliyor; uzun vadede basit günlük işlerden de alıkonabiliyor. Dolayısıyla insan neyin yanlış, neyin doğru olduğuna kendisi karar verebileceği gibi bir uzmandan yardım alarak yaşam kalitesini ve süresini ciddi oranda artırabilir.
Bu bağlamda modern yaşam sadece hayvanları ve doğayı kötü etkiliyormuş gibi görünse de aslında en çok insan yaşamını etkiliyor. Fakat modern insan hayatı kolaylaştığı için tüm bunları görmezden gelerek daha çok yapay ürünü hayatına sokarak kendi yaşam süresini ve kalitesini azaltıyor.

Takip Et