Geçenlerde şunu düşündüm; herhangi bir şeyin nasıl söylendiğinin, ne olduğundan çok daha önemli olduğu görüşü kesinlikle doğru. Bir şeyi kelimelerle bin bir hale sokabiliyorsunuz ve bundan doğan sayısız anlam oluyor haliyle. Örneğin manipülasyonun da temelinde o var, plaza dünyasının presentation skill dediği topluluk önünde konuşma becerisinin de.
Neyse konuyu dağıtmayayım. Bazen öyle insanlara denk geliyorum ki, hayat işte bu yüzden yaşanılabilir bir yer, diyorum. Neyi anlattıklarından bağımsız şekilde, onu öyle güzel ifade edip açıklıyorlar ki! Beynimin kıvrımlarında kelebekler uçuşuyor , damarlarımdaki kan daha bir coşkulu akıyor gibi geliyor. Tam benim kalemim bir izahat diyorum. İzahat. Ne çok severim bu kelimeyi. Anlatmak, açıklamaktan daha çok siner içime, daha bi oturur yerine sanki.
Bu yüzdendir ki o insanlara dair fikir belirtirken “izah ediyor” diye yorumlamayı tercih ederim sıklıkla. Evet çoğunlukla fikir belirtirim ayrıca. Kendi dilimde konuşan birine rast gelince dümdüz duramam öyle. Ya çevremdekilere söylerim ne hissettiğimi, ya da direkt muhatabıyla paylaşırım hakkındaki düşüncelerimi ki bu daha iyi gelir heyecanımı yatıştırmaya. Birine “bak şu an çok mutluyum ve sebebi sensin, hem de şu sebeple” demek.
Bilemiyorum. Dünyada sayısız haz vardır, en güzellerinden biri de bu. Beni anlayabiliyor; çünkü söyleyeceğini, tam olarak benim söyleyeceğim şekilde dile getiriyor. Bu hissi birkaç dakika içinde yaşamak,
farklı ve niş konularda yalnız olmadığımı hissetmek gerçekten büyük bir keyif.
Bu insanların hayatımızdaki yerleri, etkileri ve daha birçok unsur elbette ki tartışmaya açık. Ama bu şimdinin konusu değil. Sadece hitabetin ne büyük bir mesele olduğundan bahsetmek istedim. Gerçekten vaktinizi ayırmaktan mutluluk duyacağınız, saatlerce bir şey anlatmasını karşısında durup sevinçle karşılayacağınız kimseler vardır ve tabii ki her birey için de bu kimseler farklıdır.
Dönüp tarihe bakın, veya şimdiye. En çok dikkat çeken isimlere. Kendilerini nasıl kesintisiz dinletip, insanları ve duygularını yönetebildiklerine. Adına hitabet demesek büyü derdiniz. Kimleri dinleyip gerek minör gerek majör konularda destek vereceğimize, yanında yürüyeceğimize dikkat etmek dileğiyle. Asa kimlerin elinde?

