Bir İnsan Çalıştığı Hâlde Neden Yaşayamaz?

tarafından
Mayıs 1, 2026
6 dakika okuma süresi

Toplumsal Adalet ve Emek: “Çalışan Neden Yaşayamaz?” Sorusu Üzerine

Günün anlam ve önemini anlatmadan önce okuduğum bir haberden ve bazı şeylerden bahsetmek istiyorum.

Güney Kaliforniya’da, Los Angeles’ın doğusundaki Kimberly-Clark isimli bir şirketin kâğıt ürünleri deposu… Tarih: 7 Nisan 2026. Depo işçisi Chamel Abdulkadir, elindeki çakmakla ürünleri ateşe verdi.¹ Söylediği birkaç cümleden aklımda kalan şuydu:

“Tek yapmanız gereken şey bize yaşamaya yetecek kadar maaş vermekti.”

Chamel Abdulkadir

Abdulkadir, bahsi geçen tarihte çalıştığı depoyu kundakladı. Bunu yaparken görüntülerini de kayıt altına aldı. Görüntülerde, “Biliyor musun, eğer bize yaşamamız için gerekli ücreti vermiyorlarsa bu işi sürdürmenin bir anlamı yok” diyerek elindeki çakmağı, belki de kendi eliyle raflara dizdiği kâğıt havlulara tutuyor ve yavaş yavaş yanmasını izliyordu.

Yapılan incelemelere göre 1,2 milyon metrekarelik tesis büyük zarar gördü. Şirket 600 milyon dolar zarara uğradığını açıkladı. Abdulkadir ise tutuklu olarak yargılanıyor. Burada amacım bu eylemi onaylamak meşrulaştırmak değil; bir işçiyi bu noktaya sürükleyen koşulları düşünmeye davet etmek.

Aslında sizlere bir şeyler anlatmak için sözü Amerika’ya kadar götürmeme gerek yoktu. Malumunuz, nisan ayı boyunca emekçi madencilerimizin gündeme getirdiği talepleri de paylaşmak isterim.

Doruk Madencilik bünyesinde çalışan madenciler, uzun süredir maaş alamadıklarını belirterek Eskişehir’den Ankara’ya yürüdü. Düşünün ki bir ay para kazanamadığınızı… Bütün hesaplar altüst olur, bir çıkış yolu aramaya başlarsınız, değil mi? Sadece maaş değil; çalışma koşulları, kıdem ve ihbar tazminatları, ücretsiz izin uygulamaları, iş güvenliği ve sağlık gereksinimleri gibi pek çok mesele için bu insanlar, anayasal haklarını kullanarak seslerini duyurdular.²

Düşünmenizi isterim:

Madencisiniz. Mesai saatlerinin çoğu zaman belli olmadığı, izin, kıdem, tazminat ve yan hakların gerektiği gibi sağlanmadığı bir ortamda çalışıyorsunuz. Ekipman ve güvenlik yeterli değil; üstüne, hak edişiniz haftalarca ödenmiyor. Söylenen şey çok yalın: “Yaşamaya yetmiyor.” Peki ne oldu o madencilere? Direndiler ve uzun bir mücadelenin ardından haklarını aldılar. Önemli ve umut verici bir örnek; fakat her işçi mücadelesi maalesef böyle sonuçlanmadı.³

Mesela size, Soma’da yüreğimizi yakan, 301 madencimizin yangın ve karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiğinden bahsetmedim. Ermenek’te, Soma ile aynı yıl içinde 18 işçimizin su baskını sonucu hayatını kaybettiğini de söylemedim.⁴ Torun Center’da yine aynı yıl, asansör kazası sonucu inşaatta çalışan 10 işçimizin hayatını kaybettiğini de hatırlatmadım.⁵ Son yıllarda, kuryelik yaparken hayatını kaybeden genç insanlardan da söz etmedim. Tuzla tersanelerinde gündeme yeterince yansımayan iş kazalarından, sanayide yaralanan çıraklardan, MESEM kapsamında düşük ücretlerle çalıştırılan ve yaşamını kaybeden çocuklardan da bahsetmedim.⁶ Aslında bahsedeyim; bu isimlere lütfen iyi bakınız:

Muhammed Kendirci, Alperen Uygun, Yağız Yıldız, Arda Dirmilli, Efe Baran Kazancı, Muammer Samet Karaoluk, Eren Dağ, Alperen Kocayavuz, Alperen Enes Ural, Murat Can Eryılmaz, Arda Tonbul, Ömer Çakar, Zekai Dikici, Ulaş Dumlu, Erol Can Yavuz, Arda Silahlı, Yunus Emre Küçükuzun

Bu isimler daha çocuktu. Ve hayatlarını kaybettiler. Sebepleri ise şunlardı: elektrik akımına kapılma, makineye sıkışma, yüksekten düşme, trafik ve servis kazaları, ağır ekipman altında kalma, patlama ve yangın…

Bu kayıpların her biri, hepimizin ortak yarasıdır. Toplum olarak ailelerine yeterince destek olabildik mi? Bu koşulların düzelmesi için gerekli adımlar atılabildi mi? Bu sorular, hep birlikte yanıtlamamız gereken sorular.

İş kazaları ve ölümleri dünyanın her yerinde yaşanıyor, şüphesiz. Fakat sizlere ve kendime şu soruyu sormak istiyorum: Bir insan çalıştığı hâlde neden yaşayamaz?

“Çalışma” derken de her zaman insani koşullarda olmadığını gördünüz. Ağır çalışma koşullarının; tatilin, dinlenmenin, izinlerin ve hakkıyla ödenen ücretin yeterince sağlanamadığı bir tablodan söz ediyoruz.

Ortalama haftalık 44 saat çalışan bir ülkenin evlatlarıyız. Bununla da kalmıyor; yaklaşık 11,2 milyon vatandaşımız asgari ücret ya da bunun yüzde 5 fazlasını kazanıyor. Avrupa ile karşılaştırdığımızda, Türkiye’deki asgari ücretli sayısının 21 Avrupa Birliği ülkesinin toplamından (12,8 milyon) sadece 1,6 milyon daha az olduğunu görüyoruz.⁷ İşte içinde bulunduğumuz tablonun istatistikleri. Sıkışmış vaziyetteyiz.

Bahsetmek istediklerim bu kadardı. Sonuç olarak, emek olmadan bir arpa boyu yol alamayız. Emeğin değeri yalnızca bir maaş bordrosuna sığdırılamayacak kadar büyüktür; çünkü bu ülkenin fabrikasında, madeninde, tarlasında, tezgâhında, inşaatında, mutfağında, sokağında alın teri akıtan herkes; öyle ya da böyle en azından insancıl yaşam koşullarını hak ediyor.

“Çalışan neden yaşayamaz?” sorusunun cevabı yalnızca ekonomik tablolarda değil; emeğe verdiğimiz değerde, kurduğumuz dayanışmada ve birbirimize sahip çıkışımızda gizli. 1 Mayıs, bize bunu hatırlatan bir gün; bir kutlama olduğu kadar bir hatırlatma, bir söz, bir yeniden ayağa kalkıştır. Bu çarkın aslında kim tarafından döndüğünü gösterir. Emeğin hakkıyla karşılandığı, alın terinin görüldüğü, çocukların iş yerinde değil okul sıralarında olduğu bir düzen mümkün. Bu fark edildiğinde ve birlikte gösterildiğinde, her şey daha farklı olacaktır.

Sevgilerimizle…

Not: Öne çıkan görsel ”Amazon” siteden alınmış ve ayrıca kaynakçada gösterilmiştir.

Kaynakça

  1. CBS News. (2026, Nisan). California warehouse arson suspect identified as employee Chamel Abdulkadir. Erişim tarihi: 28 Nisan 2026.
  2. İzmir Barosu. (t.y.). İzmir Barosu, Doruk Madencilik İşçilerinin Ankara’daki Direnişini Ziyaret Etti. Erişim tarihi: 28 Nisan 2026, https://www.izmirbarosu.org.tr/HaberDetay/4561/izmir-barosu-doruk-madencilik-iscilerinin-ankara-daki-direnisini-ziyaret-etti
  3. DİSK-AR. (2026). Doruk Madencilik İşçilerinin Direnişi ve Sonuçları Raporu. Erişim tarihi: 28 Nisan 2026.
  4. TMMOB Maden Mühendisleri Odası. (2014). Soma ve Ermenek Maden Faciaları Raporu. Ankara.
  5. Türk-İş. (2014). Torun Center İş Cinayeti Raporu. İstanbul.
  6. İSİG Meclisi. (2025). Çocuk İşçi Ölümleri Yıllık Raporu. Erişim tarihi: 28 Nisan 2026, https://www.guvenlicalisma.org
  7. DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR). (2025). Asgari Ücret Gerçeği ve Türkiye’de Ücret İstatistikleri Raporu. İstanbul.
  8. “All You Had to Do Was Pay Us Enough to Live”: Worker Sets Fire to California Paper Warehouse | Democracy Now! (t.y.). Geliş tarihi 30 Nisan 2026, gönderen https://www.democracynow.org/2026/4/13/headlines/all_you_had_to_do_was_pay_us_enough_to_live_worker_sets_fire_to_california_paper_warehouse
  9. Ankara’da 110 madenci ve sendikacı gözaltına alındı. (t.y.). Geliş tarihi 30 Nisan 2026, gönderen https://bianet.org/haber/ankarada-110-madenci-ve-sendikaci-gozaltina-alindi-318936
  10. Barosu, İ. (t.y.). İzmir Barosu, Doruk Madencilik İşçilerinin Ankara’daki Direnişini Ziyaret Etti. Geliş tarihi 30 Nisan 2026, gönderen https://www.izmirbarosu.org.tr/HaberDetay/4561/izmir-barosu-doruk-madencilik-iscilerinin-ankara-daki-direnisini-ziyaret-etti
  11. Mesem Ve Çocuk İşçi Ölümleri Hakkında Tmmob İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Çalışma Grubu Değerlendirmeleri (t.y.). Geliş tarihi 30 Nisan 2026, gönderen https://www.tmmob.org.tr/icerik/mesem-ve-cocuk-isci-olumleri-hakkinda-tmmob-isci-sagligi-ve-guvenligi-calisma-grubu
  12. Soma Faciası. (2025). İçinde Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Soma_Facias%C4%B1&oldid=36329968
  13. Torun Center inşaatında asansör yere çakıldı, 10 işçi öldü- Evrensel. (2014, Eylül 7). https://www.evrensel.net/haber/91380/torun-center-insaatinda-asansor-yere-cakildi-10-isci-oldu.
  14. Türkiye, Avrupa’daki en uzun ortalama çalışma süresine sahip: 44,2 saat | Euronews. (t.y.). Geliş tarihi 30 Nisan 2026, gönderen https://tr.euronews.com/my-europe/2025/01/02/turkiye-avrupadaki-en-uzun-ortalama-calisma-suresine-sahip-442-saat
  15. Öne Çıkan Görsel: Rus Propaganda-Posterleri. Sovyetler Birliği https://www.amazon.com/Russian-Propaganda-Poster-Print-Soviet/dp/B089QWF3HV

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Bunu Kaçırma!

Eğilen Bellerden Yükselen Dünyaya: 1 Mayıs

Bu dünya, onu inşa edenlerin sırtında