İnsanlar akıyor,
Penceremin önünden
Sessiz, hızlı, duraksız.
Kim bu yabancılar?
Birinin yüzünde,
Telaşla yapıştırılmış gülümseme.
Bir diğerinde ise,
Geç kalmış pişmanlığı.
Ben sadece pencerenin ardında,
Üç saniyelik misafirim hepsine.
Ne adlarını bilirim,
Nede ne yaşadıklarını.
Her yüz,
Hikayesini bir anlığına bırakıyor penceremde.
Ben ise her defasında,
Kısa bir hayat ödünç alıp geri veriyorum.
Kendimi o insanların yerine koyuyorum.
Kolay, zor, acı, tatlı, hüzünlü, mutlu,
Tüm anılarını,
Gözlemliyorum o kısa vakitte.
Ama penceremin perdesini kapattığımda,
Bütün yüzleri unutuyorum.
Hikayeler yarım, zamanlar kırpılmış
Ama hepsi bir anlığına benim zihnimde tamamlanmış.
Gördüğüm her insan,
Yorumladığım her birey…
Yaşanan yaşanmışlıkların
Sessizliğini azaltmak için.
Fark ediyorum ki,
Ben onların cümlelerini
Dünyayı duymamak adına
Kendim fısıldamışım.
Yada belki de zihnimden geçen her cümle,
Dile getiremediğim her duygu,
İç sıkıntımın yegane başrolü.


Takip Et