Herkes Yanında Görünür, Herkes Yanında Kalmaz

tarafından
Kasım 5, 2026
1 dk. okuma

Hayat, insanı en çok insanlarla sınar: Bazen bir suskunlukla, bazen beklenmedik bir davranışla, bazen de en çok güvendiğimiz insanın sessizce uzaklaşmasıyla…

Her şey yolundayken etrafımız kalabalıktır. Telefonlar çalar, mesajlar gelir, güzel sözler söylenir. Ancak hayatın yükü ağırlaştığında, işler tersine döndüğünde ve insanın bir omuza ihtiyaç duyduğu anlarda o kalabalık yavaş yavaş azalır.

İşte o zaman kimin gerçekten yanımızda olduğunu, kimin yalnızca güzel günlerimizin misafiri olduğunu anlarız. Çünkü bazı insanlar mutluluğumuza ortak olmak isterken, bazıları acımızı paylaşmaktan kaçınır. Kimi başarımızı alkışlar, kimi düştüğümüzde elimizden tutar. Aradaki farkı anlamak için bazen uzun yıllara değil, tek bir ana ihtiyaç vardır.

Oysa insan çoğu zaman kendisine değer verenleri anlamakta geç kalır. Söylenen sözlere inanır, verilen vaatlere tutunur, geçmişte paylaşılan güzel günleri geleceğin garantisi sanır. Fakat zaman bize gösterir ki bir insanın hayatımızdaki yeri, söyledikleriyle değil, zor zamanlarımızda sergilediği duruşla belirlenir.

Elbette herkes hayatımızda sonsuza kadar kalmak zorunda değil. Bazıları bize sevgiyi, bazıları güveni, bazıları da sınırlarımızı öğretir. Kimi bir ömürlük dost olur, kimi ise geride bir ders bırakarak gider.

Önemli olan gidenlerin ardından kendimizi tüketmek değil, kalanların kıymetini bilmektir. Herkesi hayatımızda tutmaya çalışırken kendi huzurumuzdan vazgeçmemektir. Çünkü gerçek dostluk, insanı yormaz; güç verir. Gerçek sevgi, kendimizi kanıtlamak zorunda bırakmaz; olduğumuz gibi kabul eder.

Unutmayalım ki kalabalıklar her zaman yalnızlığı gidermez. Bazen tek bir samimi insan, onlarca sahte yakınlıktan daha değerlidir. Bazen zor bir günde uzatılan bir el, en mutlu günümüzde söylenen yüzlerce güzel sözden daha anlamlıdır.

Hayatın en büyük kazancı, herkesi yanımızda tutmak değil; kiminle aynı yolda yürümeye değer olduğunu anlayabilmektir.

Çünkü herkes hayatımıza girebilir ama herkes kalbimizde aynı yeri hak etmez. Bazen insan, kimlerin yanında kaldığını gördüğünde değil, kimlerin yokluğunda huzur bulduğunu fark ettiğinde büyür.

Takip et

20 Mart 1990 Ankara’da doğdum Çankaya İlköğretim Okulu’nda İlk Özel Jale Tezer Kolejin’de orta Özel Aydın Anadolu Kolejinde hazırlık ve lise öğrenimimi tamamladıktan sonra Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Bölümüne girdim, kendi isteğim ile bu bölümden ayrılarak siyaset ve kamu yönetimindeki eğitiminden sonra, Uğur Dündar’ın teşviki ile ve özellikle Müjdat Gezen’in okuluna gittikten sonra onunda desteği ile gazeteciliğe başladım. Bir süre Anons 35 TV ‘de sabah gazete manşetlerini yorumlayarak görev aldım. 11 Kasım 2016’da Radyo 1919 Fm’i kurdum. Çeşitli kişilerle, ünlü sanatçı ve siyaset adamları ile röportajlar yaptım. Doğan Haber Genel Koordinatörlüğü görevinde bulundum. Ayrıca Gençlik ve Spor Konfederasyonu, Genel Sekreteri, Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu Genel Başkan Başdanışmanı, Uluslararası Sağlık Turizmi Konfederasyonu Genel Başkan Başdanışmanı, İç Anadolu Gençlik Federasyonu Genel Başkanı görevlerini sürdürmekteyim.
MEDYA · İZMİR

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Bunu Kaçırma!

Akşamüstü alacakaranlığında bir otobüs durağında bankta oturan, saçları toplu ve bej kazaklı bir kadının, gökyüzünde parlayan bulutların içindeki fantastik rüya sahnelerini ve duygusal figürleri dalgınlıkla izlediğini gösteren dikey çizim tarzında illüstrasyon.

Gökyüzünde Sahnelenen Oyun

Gökyüzünde birbirinden farklı bulutlar, her biri

Şehirlerin Görünmeyen Sınırları: Aynı Sokakta Yürüyüp Birbirine Hiç Değmeyen Hayatlar

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte beton ormanları