İlan Gününden Millî Bayrama: 29 Ekim 1923

tarafından
Ekim 29, 2026
7 dakika okuma süresi
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın tarihsel gelişimini konu alan görsel.

29 Ekim 1923, Türkiye’nin yönetim biçiminin cumhuriyet olarak ilan edildiği gündür. Bu tarihin her yıl devlet adına kutlanacak bir millî bayrama dönüşmesi ise daha sonra tamamlanan bir hukukî ve idarî süreçle gerçekleşmiştir. 1924 yılında merasimlerle kutlanan 29 Ekim, 19 Nisan 1925’te kabul edilen 628 sayılı kanunla millî bayram olarak düzenlenmiştir.

Cumhuriyet’in ilanıyla millî egemenliğe dayanan yönetim anlayışı açık bir devlet biçimiyle tanımlanmıştır. Millî Mücadele sırasında Meclis etrafında kurulan siyasal düzen, Cumhuriyet adı altında yeniden düzenlenmiştir. İlanın ardından bu kararın hangi usullerle hatırlanacağı ve yıl dönümünün devlet törenleri içinde nasıl konumlandırılacağı da ele alınmıştır. Nitekim 1924 yılında 29 Ekim törenlerle kutlanmış, kutlamaların sürekli ve belirli bir hukuki çerçevede yürütülmesi için hazırlıklara girişilmiştir. Bayram takvimi üzerinde yapılan görüşmelerde, millî egemenlik tarihindeki farklı dönüm noktaları birlikte değerlendirilmiştir.1 2 Bu hazırlıkların erken aşamalarından biri, 14 Aralık 1924 tarihli Osmanlıca kararname metninde görülmektedir. Hariciye Vekâletinin 9 Kasım 1924 tarihli tezkeresi üzerine, 29 Ekim’in Cumhuriyet ve millet için “yevm-i mahsûs-ı resmî” olarak belirlenmesi meselesi görüşülmüştür. Bu ifadeyle, devletin resmî olarak temsil edileceği özel günün tanımlanması amaçlanmıştır. Avrupa ve Amerika’daki devletlerin uygulamaları örnek gösterilerek, seçilecek günde devlet adına özel merasim yapılması, diğer dinî ve millî bayramlarda ise resmî idarelerle okulların tatil edilmesi üzerinde durulmuştur. Böylece bayram takviminin düzenlenmesi, ülkenin dış dünyada temsil edilmesiyle birlikte düşünülmüştür.3 Aynı metinde 23 Nisan ile 29 Ekim’in tarihsel anlamları da karşılaştırılmıştır. Cumhuriyet’in ilan günü, millî egemenlik esasının hedeflediği son başarı olarak değerlendirilmiş ve 23 Nisan ise millî egemenliğin fiilen kuruluşunda belirleyici bir dönüm noktası sayılmıştır. Her iki günün özel törenlerle kutlanacağı bir düzenleme hazırlanması uygun görülmüştür. Bununla birlikte belgeye “İptal edilmiş” kaydı düşülmüş ve metnin Hariciye Vekâletine iade edildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla bu kayıt, yürürlüğe girmiş nihai düzenleme olarak değil, bayram takviminin oluşturulması sırasında değerlendirilmiş bir hazırlık metni olarak ele alınmalıdır.4

14 Aralık 1924 tarihli, 29 Ekim ve 23 Nisan'ın kutlanmasını ele alan, üzerinde iptal kaydı bulunan kararname metni.
29 Ekim ve 23 Nisan’ın millî bayram olarak kutlanmasına yönelik hazırlanan 14 Aralık 1924 tarihli kararname metni.
Kaynak: BCA, 30-18-1-1 / 12-62-13.

Hazırlık süreci, 8 Şubat 1925 tarihli kanun layihasıyla sürdürülmüştür. Başvekâlet Kalem-i Mahsus Müdüriyeti başlıklı Osmanlıca belgede, “Cumhuriyetin ilânına müsadif 29 Teşrinievvel gününün millî bayram addi” konusu kayda geçirilmiştir. Teşrinievvel adıyla belirtilen ekim ayının yirmi dokuzuncu gününe hukuki bir statü kazandırılması hedeflenmiştir. Başvekil Ali Fethi Bey ile hükûmet üyelerinin adlarının bulunduğu bu tasarıyla, ilan gününün devlet adına gerçekleştirilecek merasimler için esas alınması öngörülmüştür. Şubat ayında hazırlanan metnin Meclise sunulması kararlaştırılmış ve kanunlaşma süreci nisan ayındaki görüşmelerle tamamlanmıştır.5 6

Tasarı, 19 Nisan 1925 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmüştür. Gerekçede, başka ülkelerde belirli bir tarihin millî gün olarak kabul edilmesi örnek gösterilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti için de bu nitelikte bir günün seçilmesi gerekli görülmüştür. Fransa’nın 14 Temmuz’u anılmış, 23 Nisan ile 29 Ekim arasında yapılacak tercih açıklanmıştır. Bu gerekçede 23 Nisan, millî yönetimin kuruluşundaki bir aşama olarak değerlendirilirken, sürecin Cumhuriyet’in ilanıyla tamamlandığı düşüncesinden hareketle 29 Ekim’in seçilmesi savunulmuştur. Ayrıca meclis görüşmelerinde törenleri düzenleme yetkisinin kapsamı da tartışılmış ve ikinci maddeyle hükûmete bırakılan yetki, Dersim mebusu Feridun Fikri Bey tarafından sorgulanmış, düzenlemenin nizamname çıkarma yetkisi anlamına gelebileceği ileri sürülmüştür. Kanunu Esasi Encümeni adına yapılan açıklamada ise hükûmete verilen görevin tören programını belirlemekle sınırlı olduğu savunulmuştur. Maddenin gerekliliği Mersin mebusu Besim Bey tarafından da tartışmaya açılmış ve görüşmelerin ardından ikinci madde korunmuş ve kanunun bütünü kabul edilmiştir. Dolayısıyla bayramın hukuki çerçevesi, kutlama tarihinin yanında uygulama yetkisi de görüşülerek oluşturulmuştur.

29 Ekim'in millî bayram olarak kabul edilmesine ilişkin 8 Şubat 1925 tarihli kanun tasarısı ve hükûmet üyelerinin isimleri.
29 Ekim’in millî bayram olarak kabulüne ilişkin 8 Şubat 1925 tarihli kanun tasarısı.
Kaynak: BCA, 30-18-1-1 / 12-75-6.

Kabul edilen 628 sayılı kanunun ilk maddesinde, “Türkiye dahil ve haricinde Devlet namına yapılacak millî bayram merasimi Cumhuriyetin ilân edildiği 29 Teşrinievvel günü icra edilir” hükmüne yer verilmiştir. Osmanlıca kanun suretinde de aynı düzenleme kaydedilmiş ve millî bayramın yurt içinde ve dışında devlet adına kutlanması esası benimsenmiştir. Merasimlerin uygulanma biçiminin İcra Vekilleri Heyetince belirlenmesi kararlaştırılmıştır. Kanun, 23 Nisan 1925 tarihli Resmî Ceride’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Cumhuriyet’in ilan günü, bu düzenlemeyle millî bayram takviminde hukuken tanımlanmıştır.⁠⁠

Kanunun uygulanmasına ilişkin ayrıntılar, Diyanet İşleri Reisliği fonunda korunan Osmanlıca kanun, kararname ve talimatname suretinden takip edilebilmektedir. Talimatnamede 29 Ekim günü özel resmî merasim yapılması öngörülmüş ve ülke içinde hükûmet temsilcileri, yurt dışında ise elçiler, maslahatgüzarlar ve konsolosluk görevlileri aracılığıyla resmî kabullerin gerçekleştirilmesi düzenlenmiştir. Ülkenin farklı yerlerinde aynı gün yürütülecek bir tören düzeni hazırlanmıştır. Böylelikle devletin ilan yıl dönümünde nasıl temsil edileceği, merkezden taşraya ve dış temsilciliklere uzanan bir çerçevede belirlenmiştir.⁠7

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın resmî törenlerini ve kutlama esaslarını düzenleyen 1925 tarihli Osmanlıca talimatname sayfası.
29 Ekim’in millî bayram olarak kabul edilmesine ilişkin kanun, kararname ve talimatname sureti. Belge 23 Nisan 1925 tarihlidir.
Kaynak: BCA, 51-0-0-0 / 2-13-2.

Talimatnamede halk için gerçekleştirilecek özel merasimlerin programının Dâhiliye Vekâletince belirlenip duyurulması da öngörülmüştür. Bu düzenlemenin ardından, “Millî bayram günü umumî şenlik günüdür” ifadesine yer verilmiştir. Böylece bayramın halkın katılımıyla kutlanması, tören programının bir parçası olarak tanımlanmıştır. Diğer millî bayramlar içinse devlet dairelerinin tatil edilmesi ve resmî kabul yapılmaması düzenlenmiş ve ziyaretlerle tebriklerin özel mahiyette sürdürülmesi belirtilmiştir. 29 Ekim’in tören takvimindeki yeri, diğer bayramlarla ilişkisi de açıklanarak belirlenmiştir.⁠8

Millî bayram tarihinin diplomatik protokolde de açıklığa kavuşturulduğu, 31 Mart 1926 tarihli Fransızca yazışmadan anlaşılmaktadır. İngiltere Büyükelçiliğinin 19 Mart tarihli notasına verilen cevapta, 19 Nisan 1341 tarihli kanunla 29 Ekim’in millî bayram olarak belirlendiği bildirilmiştir. Böylece 1925’te kabul edilen düzenleme hakkında yabancı bir temsilciliğe resmen bilgi verilmiştir. İlan gününün millî bayrama dönüştürülmesi, ülke içindeki törenlerin yanında uluslararası temsil usullerine de yansıtılmıştır.⁠9

29 Ekim'in Türkiye'nin millî bayramı olduğunu İngiltere Büyükelçiliğine bildiren 31 Mart 1926 tarihli Fransızca resmî yazı.
29 Ekim’in 19 Nisan 1925 tarihli kanunla millî bayram olarak kabul edildiğinin İngiltere Büyükelçiliğine bildirildiği 31 Mart 1926 tarihli Fransızca yazı.
Kaynak: BOA, HR.İM., 181/86, belge 3.

İlerleyen yıllarda kutlama programları genişletilmiş 1933’teki onuncu yıl hazırlıklarıyla bayramın toplumsal katılım boyutu daha kapsamlı biçimde düzenlenmiştir. Merkezde ve vilayetlerde komiteler kurulmuş, yayınlar hazırlanmış ve köyler kutlama programına dâhil edilmiştir. Meydanlarda halk kürsüleri oluşturulmuş, Cumhuriyet ve inkılaplar üzerine konuşmalar yapılmıştır. Çeşitli yerlerden alınan toprakların Ankara’ya gönderilmesiyle ülkenin farklı kesimleri arasındaki bağlılık simgelenmiştir. Mersin’deki kutlamalar için öğretmenlere, gazetecilere, yerel yöneticilere ve musiki görevlilerine çeşitli sorumluluklar verilmiştir. Böylece kutlamaların arkasında yerel düzeyde de geniş bir hazırlık faaliyeti yürütülmüştür.⁠

Bu hazırlıkların izleri, dönemin gazetelerinde ve arşiv belgelerinde görülebilmektedir. 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet’in yıl dönümü, 1924’te törenlerle kutlanmış ve 1925’te kanunla millî bayram olarak düzenlenmiş ve sonraki yıllarda ise ülke genelinde daha geniş katılımlı programlarla karşılanmıştır. Böylece ilan günü, her yıl devletin ve halkın birlikte kutladığı bir bayrama dönüşmüştür.

Dipnotlar

  1. Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridesi, Devre II, Cilt 18, İçtima Senesi II, 106. İçtima, 19 Nisan 1341 (1925), s. 164*167. Kanun tasarısı, gerekçe ve görüşmeler. ↩︎
  2. Çanak, E. (2018). İçel’de Cumhuriyet’in onuncu yıl kutlamaları ve kutlamalar sırasında yaşanan müessif bir hadise: Çomuzade Davası. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 34(97). ↩︎
  3. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Cumhuriyet Arşivi (BCA), 30-18-1-1 / 12-62-13, 14 Aralık 1924. ↩︎
  4. BCA, 30-18-1-1 / 12-62-13, 14 Aralık 1924. ↩︎
  5. BCA, 30-18-1-1 / 12-75-6, 8 Şubat 1925. ↩︎
  6. Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridesi, Devre II, Cilt 18, İçtima Senesi II, 106. İçtima, 19 Nisan 1341 (1925), s. 164, 167 ↩︎
  7. BCA, 51-0-0-0 / 2-13-2, 23 Nisan 1925. ↩︎
  8. BCA, 51-0-0-0 / 2-13-2, 23 Nisan 1925. ↩︎
  9. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Osmanlı Arşivi (BOA), HR.İM., 181/86, belge 3, 31 Mart 1926. ↩︎

Takip et

08.03.2001 tarihinde Edirne’de doğdu, ilk, orta ve lise öğretimini Tekirdağ’da tamamladı. 2024 yılında Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü “Bilim Tarihi’nin Akademik Hüviyeti” isimli mezuniyet tezi ile tamamladı ve Pedagojik Formasyon eğitimi de alarak Tarih Öğretmeni sıfatını aldı. 2021 yılından itibaren çeşitli amatör ve akademik dergilerde, blog sayfaları gibi yayın organlarında tarih-kültür kategorisinde yazarlık ve editörlük yapan Çetinbaş, çeşitli konularda araştırmalarına devam etmektedir.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Bunu Kaçırma!

Bozkırda Bir Başkent: Cumhuriyet’in Ankara’sı

1920’lerde Ankara hızla büyürken konut sıkıntısı

Prens’ten Cumhuriyete: Sevgi ve Korku Üzerine Yeniden Düşünmek (Düşünsel Bir Deneme)

Prof. Dr. Gaetano Mosca’nın “Siyaset Biliminin