Kırpılmış Zamanların İçinden

tarafından
Şubat 26, 2026
1 dk. okuma

İnsanlar akıyor,

Penceremin önünden

Sessiz, hızlı, duraksız.

Kim bu yabancılar?

Birinin yüzünde,

Telaşla yapıştırılmış gülümseme.

Bir diğerinde ise,

Geç kalmış pişmanlığı.

Ben sadece pencerenin ardında,

Üç saniyelik misafirim hepsine.

Ne adlarını bilirim,

Nede ne yaşadıklarını.

Her yüz,

Hikayesini bir anlığına bırakıyor penceremde.

Ben ise her defasında,

Kısa bir hayat ödünç alıp geri veriyorum.

Kendimi o insanların yerine koyuyorum.

Kolay, zor, acı, tatlı, hüzünlü, mutlu,

Tüm anılarını,

Gözlemliyorum o kısa vakitte.

Ama penceremin perdesini kapattığımda,

Bütün yüzleri unutuyorum.

Hikayeler yarım, zamanlar kırpılmış

Ama hepsi bir anlığına benim zihnimde tamamlanmış.

Gördüğüm her insan,

Yorumladığım her birey…

Yaşanan yaşanmışlıkların

Sessizliğini azaltmak için.

Fark ediyorum ki,

Ben onların cümlelerini

Dünyayı duymamak adına

Kendim fısıldamışım.

Yada belki de zihnimden geçen her cümle,

Dile getiremediğim her duygu,

İç sıkıntımın yegane başrolü.

Bunu Kaçırma!

Mesafe

Görünmez bir zincir bağlamış sanki kalplerimizi

Nilüfer

Hep bir serçe konuyor parmağıma,Arada yoklayan