Kırılan yerler,
sarılınca geçiyor da,
bir daha açmıyor ki orada
papatya, gül ve lale.
Nerede göreceksin
o sarı laleleri bir daha?
Anca iki sokak ötedeki
çiçekçi teyzede.
O da birazdan toparlanır,
gider evine.
Ömrüm,
kaçırdığım renkleri toplamakla geçiyor.
Gönlüm sarı ekti,
siyah biçiyor.
Dağ bana büyük gelmiş;
ben, eteğinde kalmışım dağın.
Aşağı da inemem,
yukarı da çıkamam.
Tam ortasındayım hayatın.
Gidip yeni boyalar alacağım kendime:
eflatun, kırmızı, yeşil,
mor ve pembe.
Kaldığım yerden
devam edebilir miyim sence?
