Altı çizilen satırların, kokusu sindi hırkalara. Acaba ile beslenen umutların, huzuru oldu sarılmalar.
Geçip gidilen yolların, güllü bahçesinde açan baharlarda, özlemle titreyen ellerimiz huzurla uğurladı geçtiğimiz geceleri.
Yüreklerin buğunda, ellerin gizlemediği bıçaklar meydanda, kalplerin kırıklıkları Japon misali onarıldığında, bir gün daha güzelce son bulduğunda.
Olduğunda, hepsi olduğunda, oldu ve merhaba dedi gözlerim gözlerine.
Geçtiğimiz aylarda tuttuğum defterlerin ödeme günüydü bu merhaba sahnesi.
Ödedin, ödedim, ödedik biriken sarılma defterimizdeki tüm kucaklamaları.
Göl kurusundan, kılıç kabzasına, aşkımıza şahit olan iki güzel harika.
Ve bal badem gözlerinin pembe kirazı gülüşünden, hikâyemize kocaman bir merhaba.
Borçsuz bir aşk ile yeniden dağıldı herkes, kendi hayatlarına.
Asıl zor olan şu anda, neyin nasıl geçeceğini anlamakta, seni ne denli özleyeceğimi yüreğime aşılamakta.
Açılın ama.
Açılın da sarı araba hızlanırken göreyim bal bademimi kocaman mahallelerin sağında, kalbimin solunda, hayatımın ortasında, bir defa daha.
Takvim yaprakları attıkça yolların ardından, puslu sabahlarda.
Her bulutta yeni sarılmalar biriktireceğiz, ak kaplı defterlerin arasında.
