Her şeyini kaybettiğini sandığın anlar vardır. Hayat tüm gücüyle üzerine gelir, battıkça daha da batarsın. Yürümeye çalıştığın tüm yollar tıkanmış, ışıkların hepsi sönmüştür. Ya yalnızlık ya da uyku, bir çözüm gibi gelir.
Cenazeden eve döndüğümde içimde tuhaf bir his vardı. Bu hissin adını tam koyamamıştım ama muhtemelen hüzün ile doluydum. Ne de olsa çok sevdiğim birini kaybetmiştim. Yine de o anda annemin sözleri aklıma geldi. Metanetli olmam gerektiğini söylemişti. Evet doğru, ne
Dört mevsime bir renk verilse, yaza sarı, ilkbahara yeşil, kışa buz mavisi, sonbaharımıza da kahverengi verilirdi. Bu dört renk, dört güzel mevsime cuk oturan ve artık benimsenen renkler oluvermiştir. Başka benimseyişler de
Al bu cümleyi, kaç biçimde düşünürsen düşün. Her seferinde haklı çıkıyor vakur bir şekilde. Birine dürüst olamazsın, onun hatalarını sayar kılıf yaparsın mesela. Bir durumla başa çıkamazsın, yine onu suçlarsın. Sanki tek
Göz kamaştırıcı başarılara hayranlıkla bakarız oysaki çoğu başarının ardında sabırla yürünmüş bir vazgeçmeme hikâyesi vardır. Başarıya ulaşanlar geçmişte defalarca başarısız olanlardır. Başarmak, içinde birçok anlamları sıralayan koca bir parantezdir aynı şekilde vazgeçmek
Bir gülüş, nasıl iz bırakır ki kalpte?Nasıl silinmez bir an, sonuçta en fazla birkaç saniye…O yüzden çok fazlasın içimde, yokluğuna bile sadığım istemsizce.Senden geride, atmayı durdurmuş bu kalp, bir karanlığın içinde.Merakım yok
Christopher Nolan’ın yeni filmi ve Homeros’un başyapıtı olan ‘’Odysseia’’ son günlerde yalnızca sinema ve edebiyat dünyasının değil birçok farklı alanın tam gündeminde yer alıyor. Tüm dünya binlerce yıllık bu antik anlatıyı konuşurken
Tepedeki bir patikada yalnız bir çiçektim ben.Yağmurdan korkuyordum, çimenlerden korkuyordum.Yalnız ve güçlü bir çiçektim ben.Birden yağıyordu yağmurlar;çimenler çiçeklerden farklıydı, ıslandıklarında toprağıma ağır geliyorlardı sanki.Bahçemi besleyen yağmurları kabul edemiyordum.Bir ağaç olmak istedimyağmurlarla ıslanmış,
Yazarken kaybolan kağıt, bulduğunda okursun.Kağıt gibi suskun, lakin gür sesli bir çocuksun.Zalime karşı durur, masumun hakkını korursun.Bir gün yolunu şaşırsan da elbet bir yol bulursun. Artık daha da durgunsun, sakin ve yorgunsun.Kar
Gerçek dediğimiz şey, gerçekten gördüğümüz şey mi?
Bir görüntü, bir haber, bir paylaşım, bir fikir…
Bize gösterilen şey ne kadar gerçek, gerçeğin kendisi ne kadar temsil?
Takip Et