Kararsız Ama Hareket Hâlinde

tarafından
Şubat 26, 2026
3 dakika okuma süresi

Bazen insan, hayatın tam ortasında durur ama nereye gideceğini bilemez. Bazen de hiçbir yere gitmek istemez. Olduğu yerde kalmak güvenli gelir ama aynı zamanda huzursuz edicidir.

Bu hâl çoğu zaman zayıflık gibi görünür. Oysa kararsızlık, aslında insanın ihtimalleri ciddiye aldığının bir göstergesidir. Seçim yapmak önemlidir çünkü seçim yapmak vazgeçmeyi de gerektirir. Bir şeyi seçtiğinde diğerlerinden vazgeçersin ve ben bazen hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyorum. Sanki seçtiğim anda diğer tüm ihtimaller sonsuza dek kaybolacakmış gibi geliyor.

Bir yanım güvenli olanı istiyor; düzenli, bilinen, tahmin edilebilir olanı. Diğer yanım ise risk almak, denemek, belki düşmek ama kendi yolunu çizmek istiyor. Bu ikisi arasında kalmak epey yorucu oluyor. İnsan bazen kendi içinde bir mahkeme kurar; her düşünce bir savunma yapar, her duygu karşı bir argüman üretir. Sonunda karar çıkmaz, geriye sadece yorgunluk kalır.

Artık hiçbir şeyle kendimi kıyaslamıyorum, bu çok yıpratıcı ve yorucu. Herkesin kendi yolu olduğunu ve herkesin kendi yolunun kaptanı olduğunu biliyorum. Ben de kendi duygularımla, tecrübelerimle ve tercihlerimle kendi yolumu çiziyorum ve dönüp yandaki arabalara bakmıyorum. Sadece kendi sürdüğüm arabayla ilgileniyorum ve dolayısıyla güvenle ilerliyorum. Doğru da değilse, mantıklı da değilse yine de kendi kararım. Çünkü bazen insanın iç sesi, kalabalığın alkışından daha güvenilir bir pusula olabilir.

Aslında bence ne yapacağını bilememek, bazen her şeyi aynı anda yapmak istemekten kaynaklanır. Ama hayat, tek bir büyük doğruyu bulma zorunluluğu değil. Sürekli "doğru"yu bulmak zorunda değiliz, zaten sürekli onu aramak da o kadar yorucu ki. Yanlış bir seçim, insanı tanımadığı yönleriyle tanıştırabilir. Ben artık her seçimimde yeni bir şeyler öğrendiğimi fark ettim ama bunun farkına varmak maalesef çok yavaş gerçekleşti.

Her deneyim, ilk başta anlamsız gibi görünse de geriye dönüp baktığımda bir bütünün parçası oluyor. Bazen kırıldığım, bazen vazgeçtiğim anlar bile bugünkü dayanıklılığımı inşa etmiş. Demek ki kayıp sandığım şeyler bile beni eksiltmemiş; sadece yönümü değiştirmiş.

Kararsız hissettiğin bu dönem, belki de bir eşiktir. Eski düşüncelerinle yeni düşüncelerin arasında bir geçiş alanı… Bu eşikte durmak rahatsız edici ama aynı zamanda bence dönüştürücüdür. Çünkü insan en çok belirsizlikte gelişir. Belirsizlik geçtiğinde yol belki hâlâ uzun olacak, ama attığın ilk adım seni olduğun yerden farklı bir yere götürecektir. Ve bazen tek gereken şey, kesinlik değil, ufak ama kararlı bir adımdır.


Sonuç olarak yönümü bazen bulamasam da yürümeye devam ettikçe yol gözükmeye başlıyor, sisli havada yürümek gibi. İlerledikçe ve adım attıkça daha fazlasını görebilirim; bütünü değil, yalnızca bir sonraki adımı görebilmem bile gayet yeterlidir. Bu yazıyı okudukça düşüncelerimin alıp başını gittiği, Sylvia Plath'ın bir alıntısıyla bitirmek isterim:

Yaşamımın, öyküdeki yeşil incir ağacı gibi önümde dallanıp budaklandığını görüyordum. Her dalın ucunda tombul, mor bir incir gibi eşsiz bir gelecek beni çağırıyor, göz kırpıyordu. İncirlerden biri, bir eş, mutlu bir yuva ve çocuklardı. Bir başkası, ünlü bir ozan, öteki parlak bir profesör, biri şaşırtıcı editör Ee Gee, öbürü Avrupa, Afrika ve Güney Amerika, biri Constantin, Sokrates, Attila ve garip adları değişik meslekleri olan daha bir yığın aşık, bir başkasıysa Olimpiyat takım şampiyonu bir kadındı. Bu incirlerin üzerinde ve ötesinde, ne olduklarını pek çıkaramadığım daha bir sürü incir daha vardı.
Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum.
Ve incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. Hepsini ayrı ayrı istiyordum incirlerin, ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti. Ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararmaya başlıyor ve birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.”
- Sylvia Plath, Sırça Fanus

İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünden 2025 yılında onur öğrencisi olarak mezun oldu. Şu an Galatasaray Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimine devam ediyor.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Bunu Kaçırma!

Karmaşık Duyguların Rengi

İnsan birden fazla duyguyu aynı anda

Hayatın Kullanım Kılavuzu Var mı?

Hayat çözmesi imkansız, kocaman bir bulmaca.